17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk medeni Kanunu, Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Cumhuriyetimizin hukuk alanındaki en büyük devrimlerinden biridir. Laiklik esas alınarak çok hukukluk kaldırılmış, bireyler eşit ve özgür yurttaşlar haline getirilmiştir.
Medeni Kanunun kabul edilmesiyle, Aile yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Kadınlar için milad olmuştur. Bu konun ile mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın ve erkek eşit hale getirilmiş, evliliklerde resmi nikah yapma zorunluluğu getirilmiş, tek eşle evlilik esası benimsenmiştir. Türk Medeni Kanunu hukuk düzenine geçişin belgesi, bir hukuk ve uygarlık anıtıdır.
Medeni Kanunun en önemli getirdiği haklardan biri de kadınlarımız eğitim, meslek seçimi ve çalışma hayatındaki erkek-kadın eşitliğidir.
Ne yazık ki 17 Şubat 1926’da kabul edilen bu devrim yasası bazı konularda tırpanlanmış, yasanın bazı maddeleri zafiyete uğratılmıştır.
Kadınlarımız söz konusu olunca, zamanımızda bazı kesimlerde kadınlarımızın, resmi verilere göre yüzde 31’i kendi hayatlarına dair kararlar alamadıkları, buna karşılık kendi hayatlarına dair karar almak isteyenlerin, biri nefret nedeniyle, 29’u ekonomik ve 16’sı diğer bahanelerle öldürülmüştür. Sonuç olarak, 2025 yılında 294 kadınımız katledilirken, 297 kadınımızın da şüpheli şekilde ölü bulunduğu bilinmektedir.
Bu kısa bilgiden sonra, birtakım uygulama hataları neticesi diyebileceğimiz Türk Medeni Kanunu hakkında içimize sinmeyen, siyasi ergamanlara bir başka yazımızda bahsetmek üzere diyerek, Türk Medeni Kanununun kabul edilişinin 100’cü yıldönümü kutlu olsun diyelim.