SON DAKİKA
Hava Durumu

İlaç Var, Güven Yok: Alerji Tedavisinin En Büyük Açığı

Yazının Giriş Tarihi: 13.01.2026 09:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 09:45

Alerji hastalığında en büyük sorun bazen hastalığın kendisi değildir. En büyük sorun, tedavinin etrafında dolaşan korkudur. Çünkü alerji ilaçları çoğu zaman kullanılmaz. Kullanılmadığı için değil, yarım kullanıldığı için. Ve yarım kullanılan her tedavi, hastalığı değil, belirsizliği besler.

Muayene odasında sıkça yaşanan bir sessizlik vardır. İlaç anlatılır. Plan çizilir. Süre söylenir. Sonra o cümle gelir:

“Hocam, buna ne kadar devam edeceğiz?”

Bu soru masumdur. Ama altındaki duygu nettir: Bir an önce bırakmak istiyorum. Çünkü aileler ilaçtan çok, ilaca bağlı kalmaktan korkar.

Alerji ilaçları çoğu zaman “gereksiz yere uzun” kullanılıyormuş gibi algılanır. Oysa alerjide süre, keyfi değil, fizyolojiktir. Burun mukozası bir günde iyileşmez. Hava yolları bir haftada sakinleşmez.

Bağışıklık sistemi, bir ayda yeniden eğitilmez. Ama biz yine de kısa süreli rahatlamayı, uzun vadeli kontrolün önüne koyarız.

En sık yapılan hata şudur: “Belirti azalınca ilacı kesmek. Bu, ateşi düşen çocuğun antibiyotiğini yarım bırakmaya benzer.” Ama alerjide bu hata daha görünmez olduğu için daha sık yapılır. Çünkü alerji ilacı kesilince hemen kötüleşmeyebilir. Bazen haftalar geçer. Bazen aylar. Ve aile bu sessiz dönemi “iyileşme” zanneder. Oysa bu sessizlik çoğu zaman iyilik değil, ertelenmiş bir geri dönüştür.

Alerji tedavisinde ilaçlar ikiye ayrılır:

Belirtiyi rahatlatanlar ve zemini sakinleştirenler. Ama çoğu hasta bu ayrımı bilmez. Bilmediği için de doğru ilacı, yanlış beklentiyle kullanır. Sonra “işe yaramıyor” denir. Oysa sorun ilaçta değil, beklentidedir. Bir diğer büyük sorun da kelimelerdir. Özellikle tek bir kelime…

“Kortizon.”

Bu kelime söylendiğinde, odanın havası değişir. Aile gerilir. Gözler büyür. Oysa çoğu zaman konuşulan şey, sistemik bir tehlike değil, lokal bir tedavidir. Ama korku, bilgiyle değil, kulaktan dolma hikâyelerle büyür. Bu yüzden bazı çocuklar aylarca nefes alamaz. Bazıları geceleri öksürerek uyanır. Bazıları okulda dikkatini toplayamaz. Ama aile yine de ilacı “biraz ara vererek” kullanır. “Zararı olmasın” diye. Oysa kontrolsüz alerjinin zararı, çoğu ilacın potansiyel riskinden çok daha gerçektir.

Alerji tedavisinde en eksik olan şeylerden biri, süreklilik bilincidir. Birçok aile ilacı başlar ama takibi sürdürmez. Kontrole gelmez. Planı güncellemez. Hastalık kendi hâline bırakılır. Sonra bir gün tablo ağırlaşır. Ve herkes şaşırır.

Oysa alerji, “başla–bırak” hastalığı değildir. “anla–planla–takip et” hastalığıdır. Bu zincirin bir halkası eksikse, tedavi sadece kağıt üzerinde kalır.

Bir çocuk doktoru olarak şunu söylemek zorundayım: “Alerji ilaçlarından korkmak anlaşılabilir. Ama alerjinin kontrolsüz kalmasından korkmamak, anlaşılır değildir.”

Çünkü kontrolsüz alerji; uykuyu bozar, öğrenmeyi bozar, hayat kalitesini sessizce aşağı çeker. Ve bunu yaparken kimseye haber vermez.

Son Söz

Alerji tedavisinde sorun çoğu zaman ilacın kendisi değildir. Sorun; yarım bilgi,

yarım güven ve yarım bırakılan planlardır. Alerji, “kullandım geçti” hastalığı değildir.

“anladım ve yönettim” hastalığıdır.

Bir sonraki yazıda şunu konuşacağız:

“Takip edilmeyen alerji nasıl astıma yürür?” Çünkü bazı hastalıklar bir anda başlamaz. Yavaş yavaş ilerler. Ve biz fark etmediğimizi sandığımız yerde, aslında bakmadığımız için görmeyiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.