Bir Randevuyla Başlayıp Bitmeyen Yol
Bazı çocuklar vardır; henüz hastalığı tam anlatamadan başka bir muayene odasına taşınırlar. Bir doktorun söylediği cümle, daha evin kapısından çıkmadan zihinde tartışmaya açılır. “Bir de başkasına gösterelim” kararı hızlı alınır. Çünkü içe sinmeyen şey çoğu zaman tanı değil, belirsizliktir. Ve belirsizlik, modern ebeveynliğin en az tahammül edebildiği duygudur.
Doktor değiştirmek, ilk bakışta bilinçli bir arayış gibi görünür. Ama iş sıklaştığında, bu arayış bir noktadan sonra çocuğun değil, kaygının etrafında dönmeye başlar.
Aranan Gerçekten Bir Doktor mu?
Çok sık doktor değiştiren ebeveynler genellikle şunu söyler: “İçimize sinmedi.” Bu cümle, tıbbi bir gerekçeden çok duygusal bir ihtiyacı işaret eder. Çünkü çoğu zaman aranan yeni bir bilgi değil; daha net, daha kesin, daha hızlı bir çözüm vaadidir. Belirsizliğe tahammül edemeyen zihin, farklı bir muayene odasında huzur arar.
Oysa bazı hastalıklar hızlı cevap vermez. Bazı süreçler izlem gerektirir. Tıp her zaman netlik sunmaz. Ama bu gerçeğe katlanmak, hem ebeveyn hem de çocuk için zorlayıcıdır.
Takip Edilmeyen Çocuk, Tanınmayan Hikâye
Bir çocuğun sağlığı sadece bir muayene anından ibaret değildir. Öncesi vardır, sonrası vardır, zamanla şekillenen bir hikâyesi vardır. Doktor sık değiştiğinde bu hikâye parçalanır. Her yeni hekim, çocuğu baştan tanımaya çalışır. Önceki gözlemler, küçük ama önemli detaylar, süreç içinde fark edilen nüanslar kaybolur.
Takip, tedavinin en az ilaç kadar önemli bir parçasıdır. Ama takip, sabır ister. Sabır ise günümüz ebeveynliğinde nadir bulunan bir erdem hâline gelmiştir.
Kaygı Çocuğa Nasıl Bulaşır?
Çocuklar, ebeveynlerinin söylediklerinden çok hissettiklerini devralır. Sürekli doktor değiştirilen bir çocuk, şunu öğrenir: “Bende bir sorun var ve kimse tam çözemiyor.” Bu duygu, çocuğun beden algısını ve sağlıkla kurduğu ilişkiyi zedeler. Kendi vücuduna güvenmeyi değil, ondan kuşkulanmayı öğrenir. Bazı çocuklar için hastalık, bedensel bir durum olmaktan çıkar; kimlik hâline gelir.
Bilgi Çağında Tatminsizlik
Bugün bilgiye ulaşmak kolay. İnternet, sosyal medya, forumlar, yorumlar… Herkesin bir fikri var ve çoğu fikir birbirini tutmuyor. Bu bilgi bombardımanı, ebeveynleri daha bilgili değil; daha kararsız yapıyor. Bir doktorun söylediği, başka bir içerikle çeliştiğinde güven sarsılıyor. Ve çözüm yine değişimde aranıyor. Oysa bilgi artarken, güven azaldı.
Doktor Değiştirmek Her Zaman Yanlış mı?
Elbette hayır. Hekim- hasta uyumu önemlidir. Güvenin olmadığı yerde takip de olmaz. Ama sorun, her belirsizlikte, her düzelme gecikmesinde, her farklı görüşte kapıyı çalmak hâline geldiğinde başlar. Çünkü bu döngü, çocuğun iyiliğine değil; ebeveynin kaygısına hizmet eder.
Çocuklar tedavi edilmekten çok, takip edilerek iyileşir.
Son Söz
Doktor değiştiren ebeveyn sayısı arttıkça, takip edilen çocuk sayısı azalıyor. Oysa çocuklar bir görüşten çok, bir ilişkiye ihtiyaç duyar. Tanındıkları, izlendiği, acele edilmeden değerlendirildikleri bir ilişkiye.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Yeni bir doktor mu arıyoruz, yoksa belirsizliğe dayanacak biraz daha güven mi?
Çünkü bazen iyileşme, yeni bir kapı çalmakla değil; aynı kapının önünde biraz daha durabilmekle başlar.