Sizi kötüleyenler olacaktır. En çok da sizin gibi olmak isterken, sizin gibi olamayanlar. Sizin geçtiğiniz yolların zorluğunu bilip, oturduğu yerde cesaretsizce bekleyip, sizin izlerinize dalgın gözlerle bakarak imrenenler. Maalesef ki sizi kötüleyenler en çok sizin olduğunuz noktada olamayanlardır. En yakınınızda olup sizden nefretini gizleyenler. Çünkü sizin başarınız onların başarısızlığını açığa vuran, ortaya çıkaran en keskin darbedir.
Bir zamanlar “Benim başarıma sen sürekli çalışkanlığın ve azminle engel oluyorsun” diyen birisi vardı hayatımda. Şimdilerde onu bir koronun arka sırasında sürekli ağzını kıpırdattığını görüyor ve onun için üzülüyorum. Ben üç üniversiteyi ayrı ayrı yıllarda hem çalışarak hem ev işleriyle bitirmeye çalıştığım dönemlerde her sınav arifesinde, olmayanlar listesi önüme sıralayarak benim yolculuğumu zorlaştırırken şimdilerde bu arada hala bitiremediği üniversitenin bitirme sınavlarına hazırlanmakta…
Başka bir kendini şaire olarak nitelendiren kitapsız diyoruz biz çünkü hala bir kitabı basılmadığı için ve hiçbir edebi kimlik taşımadığı için; arkamdan benim için namussuz, kalitesiz, onursuz, hırsız diyememiş dini kitaplar yazarı diyerek lafımı etrafta eder olmuş. Başarısızlığının sonucu olarak dükkânına gelen icralar ve alkol illetiyle uğraşmak yerine benimle uğraşmayı kendine hobi edinmiş. Diğer yandan da kadın olarak kötüye çıkan ismini kapatmak amacıyla olsa gerek, nerden aklına gelmişsem, beni diline dolamakta çözümü bulmuş. Ben kızlarıma hem annelik hem babalık yapmak için yazdığım tüm kitaplarımla gurur duyarım. Çünkü ben alın terimle paramı kazandım ve çocuklarıma yedirdim ve yediriyorum. Benden daha iyi bir konumda, daha iyi bir alanda başarılı olsaydı emin olun aklına bile gelmezdim…
Örnekler çoğalır ve örneklere baktığımızda hayatta bir baltaya sahip olamamış. Becerileri ve isimleri iyi anılmayan kişilerin sizin ayaklarınıza nasıl sülük gibi yapıştıklarına ve sizi kötüleyerek kendilerini yüceltmeye çalıştıklarına, bir yerlerde var olmaya çalıştıklarına şahitlik eder olursunuz. Sizin olduğunuz yükseklik seviyesi onlarda hazımsızlık ve mide bulantısı yapar. Zamanla da fırsatları olursa bunu size kusarlar. Fırsatları olmazsa da kendilerini zehirlerler.
Yıllar önce magazin programlarında, yeni yeni ünlü olanların hemen kenarda köşede duran akrabalarının ortaya çıktıklarını ve karalama politikalarına, o meşhur televizyon kanallarının çanak tuttuğunu görürdük. Aslında çok şey değişmedi hayatta. Şimdilerde bir zamanlar iş yaptığınız insanlarında yahut işine yaradığınız insanların da sizi daha iyi yerlerde görmek istemeyip, sıcak bir dost eli haricinde dikenli bir dille karşılık verdiklerini gözlemleyebiliyorsunuz. Nitekim “Ya benimsin ya kara toprağın” anlayışı da hala piyasalarda ve rekabetin daimi yaşandığı alanlarda mümkün…
Sizi kötüleyenler olacaktır. Sizin ışıklar altındaki başarınızı görmek istemeyip başka ne gibi hatalarınız ve açıklarınız olabileceğini araştıranlar. El çırparak “Bravo sen bunu yaptın” diyenler yerine “Herkes yapıyor ne var ki bunda?” diyerek emeklerinizi gölgelemek isteyenler…
Ve sizi en çok kötüleyenler, bir zamanlar yan yanayken artık sizin onlardan çok başka bir yerde olduğunuzu fark edenlerin arasından çıkacaktır. O nedenle değil midir ki başarı aynı zamanda insan hayatına yalnızlığı da getirir. Yalnızlık ise seçiciliği…