“O piti piti karamela sepeti, terazi lastik, jimnastik. Biz size geldik, bitlendik. Bitlendik, hamama gittik, temizlendik…”
Çocukluğuma dair ne çok hatıram da kalan şey var. Salçalı ekmek, akşam ezanında evlerimize neşeyle koşuşturmalarımız, düdüklü şeker, akasya ağacının yere düşen yaprakları, sütlü incirin ellerimdeki yangısı, sürekli patlayan plastik toplarımız, makaslı kurbağalarımız, siyah beyaz televizyonlar, cam ufak şişelerdeki gazozlar ve deniz kenarındaki rutubetli evlerimizde geçen kaygısız günlerimiz…
Mutlu bir o kadar da özenilesi henüz sosyal medyanın olmadığı ve arkadaşlık ilişkilerinin değerli olduğu zamanlardan bahsetmekteyim. Şimdilerde de çocuklar kendi aralarında elbette güzel arkadaşlık ilişkileri geliştirmektedirler lakin internetin ve tabletlerin hayatımıza hızlı girişiyle daha bir bireyselleştiklerini de inkâr edemeyiz.
Saklambaç, kovalanbaç, körebe ve beş taş oynarken seslerimizin sokakta yankılandığı günleri özlemeyenlerimiz tahmin ediyorum ki yok gibidir. Dizimiz kanasa, sokakta bulduğumuz izmarit parçasının içerisinden tütünü çıkarıp yaranın üstüne basanlarımızın sayısının da hiç de az olmadığını düşünüyorum.
Bugünlerde de, bahçelerimizde pembe renkli akşamsefalarının içerisinde kendi aramızda “o piti piti karamela sepeti” diyerek ebelemece oynadığımız günlerden farklı bir ortamda çocuklarımız aslında zaman geçirmemektedirler. Tek farkla bizler sokakta onlar ise odalarında oyunlarını oynamaktadırlar…
Çocukların internet üzerindeki oyunlarla farklı bir bahçeye kapı açtıklarını aileler bilmeli ve ona göre davranmalıdırlar. Ebeveynler nasıl ki gerçek hayatta arkadaşı olan yahut iletişimde oldukları diğer çocukları tanıma gereksinimi hissediyorlarsa internet ortamı gibi tehlikeli bir alanda da çocuklarının kimlerle arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğunu araştırmalıdırlar.
Çocuğum nerede hangi bahçede ve kimlerle oyun oynuyor diye düşünen bir anne baba çocuğunun tehlikeli bir ortamda kalmasını önleyebilir. Eskiden evden dışarı çıkmayan bir çocuğun güvende olduğuna inanılırdı şimdilerde ise maalesef herkes evlerde ve evlerin bin bir bahçeye açılan tehlikeli kapıları bulunmaktadır. Yasaklı oyunlar, oynanabilir oyunlar diye bazı kimseler oyunları iki kısma ayırmış olsalar da ben çocukların internet üzerinden oyun oynamalarına karşı bir eğitimciyim.
Sizler de biliyorsunuz ki; internet ve ekran bağımlılığı çocuklarda obezite, duruş bozukluğu, görme sorunları, sosyal ankisiyete, uyku bozuklukları ve siber zorbalığa maruz kalma gibi sorunlara yol açmaktadır. Okul başarısının düşmesi, şiddet içerikli paylaşımlara kolay erişim ve gerçek dünyadan kopuş ailelerin takibini gerektiren büyük riskleri oluşturmaktadır.
Sosyalleşmenin, insanların özellikle çocukların birbirleriyle yüz yüze iletişime geçmesi ile mümkün olduğunu düşünen biri olarak siz okurlarıma şunu söyleyebilirim; Bizim eski zamanlarda oynadığımız oyunların tersine tabletle baş başa kalan her çocuk ilerideki yüzyılda yalnızlığı ile baş başa hayatını idame ettirmek zorunda kalacaktır.