SON DAKİKA
Hava Durumu

MUTLUYUM, MUTLUSUN, MUTLUYUZ

Yazının Giriş Tarihi: 01.02.2026 09:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 09:00

“Mutluyum, mutlusun, mutluyuz…”

Bir dönem bilenler, hatırlarlar mutlu aküleri reklamı vardı. Eskilerin düşündüğü gibi bu bir akü reklamı elbette değil. Ben mutluysam herkes mutludur mesajı içeren yoğun bir motivasyon önermesi olduğunu söyleyebiliriz. Şekersiz kahveyi tatlandıracak en güzel sözcük öbeği diye de tanımlayabiliriz. Nitekim bu kelime üçlüsü günümüzün yoğun temposunda bize olumlu bir şekilde eşlik edebilecek en dâhiyane güzellemedir.

Entelektüel kişiler varsa etrafınızda ne söylemeniz gerektiğinden çok, neyi anlamaları gerektiğiyle uğraşmak zorunda kalmazsınız. Çünkü konunun başından sonunu çoktan çözmüş olacaklardır. Kıvrak zekâları sebebiyle sizi yanlış anlama gibi bir kusurları asla olmaz. Bir dönem hayatımda o kadar aptal insanlara, laf anlatmaya çalıştım ki şu günlerde insan seçerek neyi, ne kadar, kime anlatmam gerektiği konusunda ayrım yapmıyorum. Bu ayrım zamanla kendiliğinden oturdu ve o kadar çok işime yaradı ki ne kendim yoruluyorum, ne de kıymetli olan zamanımı başkalarına çaldırıyorum. İşte tam da böyle bir dönemde, bir kitap fuarı alanında yeni tanıştığım entelektüel bir arkadaş yanıma bu kelime öbeğiyle geldi. Doğruydu biz mutluysak herkes mutluydu. Biz mutsuzsak herkes mutsuz…

Sonra cadde boyu yürüdüğüm şehirdeki insanların suratlarına istemsizce bakar buldum kendimi. Ne çok insan gülümsemiyordu ve çoğu da suratını asmış halde etrafına bile bakmadan yol boyu ölüyken dirilmiş gibi yürümeye çalışıyordu. Bunlar olsa olsa mezarlarından hava almaya çıkmış zombiler olabilirlerdi. Anladım ki mutsuz insanlar çoğunlukta olan şehirlerde; mutlu insan aramak pirincin içerisinde iğne aramaya benziyordu.

Daha yoğun olarak çocuklarla okul programlarında bir araya gelebiliyoruz. Bilenler bilirler ben çocuk kitaplarının üstüne gülen yüz çizerim. Bu benim imzamdan hemen sonra yaptığım istemsiz bir davranıştır. Kitap fuarındaki o yeni tanıştığım entelektüel arkadaşta, bu çizimimi kitap imzalatmaya gelen çocuklara çizdiğimi görerek bu kelimeleri bana gülümseyerek söylemişti. Doğruydu yaptığım hareket; biz mutluysak herkes mutluydu. Biz mutsuzsak herkes mutsuz…

Sonra yol boyunca elindeki selpak peçeteyi satmaya uğraşan ve soğuk yerde, buz gibi beton zeminde oturan kadının gülümsemesine ve kenarda nergis satan, ayakkabıları oldukça eskimiş olan çiçekçi kızın kahkahasına şahit oldum. Meğer mutlu olmanın parayla da ilgisi yokmuş. Sonra az ileride kapıda içeriye müşteri çekmeye çalışan garsona…

Teker teker gülümseyen insanların çevremde çoğaldığını görürken bunların arasında ne az zengin ve kokoş insan bulunmaktaydı. Paranın insanı mutsuz ettiğini söyleyemem ama parasızlığın da mutsuzlukla alakası olduğunu bu saatten sonra savunamam sanırım. Mutluyum, mutlusun, mutluyuz ne güzel kelime…

Yıllarca kişisel gelişim kitapları okumuş ve motivasyon yazılarını incelemiş birisi olarak hayata gelme amacımız bence mutlu olmayı aramak değil. Mutluluk, bence içimizde ve biz mutluysak çevremizdeki insanlar mutlular. Kimsenin, başkasını mutsuz ederek mutlu olduğunu da görmedim. Mutluluk başkasının mutsuzluğu üzerine kurulabilecek bir denge unsuru değil. Yıllarca emeğinizin olduğu bir yeri başka birinin gelip işgal etmesi orada mutlu olabileceği anlamına da gelmiyor. Mutluluk, dürüst beyinlerde, huzurlu kalplerde ve tıkırında işleyen vicdanlarda olduğunu düşünüyorum. Bir başkasını mutsuz eden bir insan da sizi asla mutlu edemez. Aldığınız kararları o nedenle bilinçli verin…

Ha unutmadan bu arada mutsuzluğa yemin etmiş birisini yıllarca mutlu etmek için çabalamayın. Yol verin gitsin…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.