Elime sade kahvemi almışım tuhaf bir fincanda içiyorum. Soğumuş her zamanki gibi ben ise gidip cezveye koyup yeniden ısıtıyorum. Diyeceksiniz ki sade granül kahve cezveye konup ısınır mı? Yıllar önce Şanlı Urfa’ya gittiğimde Mıra denilen kahvenin yapılışının da böyle olduğunu anlattıklarından bu yana ben soğuyan sade kahvemi hep ısıtıyorum. Soğuk kahve de içemiyorum zaten…
Sabah erken saatlerde ayakta olmayı seviyorum. Ya geceden uyumamışım oluyorum ki bu durum çoğunlukla yıllardır hep böyle olmuştur. Ya da erkenden kalkmış oluyorum ki binde bir sayılır. Ama genellikle sabah erken saatlerden itibaren ayakta evin içerisinde dolanırken kendimi buluveriyorum. Yazarlığa dair bana sorsanız size kazandırdığı nedir? Az uyumak dengesiz uyumak ya da hiç uyuyamamak…
Kitap sürekli okuyan bir insanım. Bu duruma farklı bir açıyla; Kitabın içerisine girerek o dünyaya saklanıyorum da denilebilir. Ahmet Altan’a sardım bu aralar. Ne yazsa merak edip okuma ihtiyacı hissediyorum. Kendini geliştiremeyen değişik düşünce yapılarını araştırmayan kitap okumayan insanların ayakta uyutulduğuna inananlardanım. Bir de bu arada ayakta uyuyan ne çok insan tanıdım? Ben hiç ayakta uyuyan bir insan olmadım bu arada…
Peki, ayakta insan nasıl uyutulur? Bunu eminim hiç daha önce düşünmemiştiniz? Hayatınızda sizi kaç kere bu muameleye maruz bırakmak istediler?
Ayakta uyutulmanın sözlük manası kandırılmak ve aldatılmaktır. Kendi kurnazlığını zekâ olarak görüp karşısındaki insandan menfaat sağlayabilmek için belli bir süre o insanı ayakta uyutmak yani kandırmak çabasına girmek karaktersizliğinde bulunmaktır. Oysa geçici olan bir durumdur bu durum ve eninde sonunda herkes olayın iç yüzünü kavramaktadır.
İnsanlara iyilik yaparken Allah rızasını gözeten benim gibi insanların ayakta uyumak, yatakta uyumak gibi bir derdimiz olmasa gerek diye düşünüyorum. Asıl ben yanındaki arkadaşı meteliğe kurşun atarken ondan faydalanmak adına üç kuruşa onu çalıştırırken, kendisinin cebini sonuna kadar doldurup nasıl etrafta fukaralık naraları atabildiğine şaşırıyorum. Son günlerde böyle bir ticarete ve maalesef böyle çirkin bir insanın arkadaşlarına yaklaşımına şahitlik eder oldum.
Kötülük yapmaya gerek yok bazen iyilik yapmayarak da kötülüğün kapılarının açıldığını bilmemek yahut henüz öğrenmemiş olmak da kişinin karaktersizliğinin engin belirtisidir. Allah iyilerle ve iyilik üzerine sizi gerçek dostlarla karşılaştırsın. Sevgiyle kalın…