Özlem yüklü gönüllerin hasret damlalarıyla dolup taşması misâli yüreğim. Estiğin topraklarda boy veren fidanların büyümesi gibi seni bekleyişim. Sevdâ pınarları akar kan damarlarımda öyle bir sevdâ ki, hak yolunda tecelli eden gönlün ses verişleri gibi mukaddes huzurla dolu. Beni hâkir görme gönül benim sevdâm ilimdendir. Sûretim ayetlerle seslenir, kadere imân eder, Kur'an aşkıyla müebbet yerim. İlimle aydınlanır her karanlık gecem. Seher vakti semâda andım seni bu gece, kalbimden rûhuna duâlarla seslendim. Denizin dalgaları gibi sesliydim, kalben ettiğim duâlar ve gözümden akan yaşlarla, manevîyatın eşiğine yüz sürdüm. O gece seni anarken manevî duygular eşlik etti bana. Hayli güzel sevinçle doldu içim. Sancağı tevhid ile atan kalbimde ebediyyen durmanı ve asla gitmemeni Rabbimden niyâz ettim.
Gönül âlemimde kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi, hüzünlü bir beste çalmıştı kapımı. Gamlı bir şehirdi yüreğimin semti, bir zamanlar... Mâzinin bana yaşattığı anların izini seninle sildim. Yeni başlangıçlara niyet edip umut güneşiyle açtım rûhumu. Yüreğime ilişen hüznün yerini sevgiyle dolu yarınlar aldı. Rahmet pınarları ile savrulan kalbimi sevinçli, neşeli, mutlulukla dolu yarınlara aşıladım. Elem dolu geceleri terk-i diyâr eyledim. Dergâhıma sen gelince... Yasemen kokulu sokakta nefeslendim seninle seher yeli esen havanın muhabbetiyle demlendim. Gönlüme ilişen sevdâm mutlulukla mühürlü, bulunduğum dergâh kalbinin dergâhı. Kalbimden arşınlanarak sana akıyor sevdâ ırmağı.
Gönlümün her beldesinde gül kokulu baharlar var. Muhabbetine dem vurduğum bu gece de, kalbimden süzülerek berrak nehir misâli akan sevgimle, gönlüne ses nefes oluyorum. Gönlümün neferi, gülen yüzüm, doğan güneşim, solmayan gülüm beni sensizliğe mahkûm etme, sesine hasret bırakma! Sen gelince açtı bütün çiçekler Kur’an’ın hikmetini ilmin faziletini seninle beraber yaşadım. Varlığınla hayatıma neşe ve huzur getirdin. Gönlümü manevîyatla taçlandırdın. Allah’a teslimiyetimin sıcaklığıyla tevekkül ettim. Hakkın katında hissettiğim duyguları yalnız sen var olunca yaşadım. Bir yerde okumuştum şöyle yazıyordu:” Kalp kalbin kıblesidir, sevmeyi bilmeyen dokunmasın!” Sen varlığınla benim kalbimin kıblesi oldun. Yüreğin ayetlerle surelerle ses verdi. Sevmeyi bilen bir kalp ve sevmeye değen bir insanın içinde yaşadığı duygular bambaşkadır. Bunu ancak yaşayanlar anlar. Kalbimin dergâhına buyurduğun vakit anlamıştım, bir insanın değer yargılarıyla ve dış güzelliği ile değil! İçinin güzelliği ile seven birinin olduğunu. Hayat öyle garip ki kimimiz sonbahar yaprakları gibi dökülüyoruz. Bazılarımızın ise yüreğine ektiği sevgi tohumları filizlenerek arşa çıkartıyor bizi. Gönlüne meyil edip ömür boyu sevenlere selâm olsun.