Namaz en güzel sığınak dinimizin direği kalbimizden geçenleri Rabbimize seslenerek duâlarla anlatmaktır. Hele ki, hûşu için de kıldığımız vakit daha güzeldir. Kıldığımız namazla beraber kalben Allah’a yapmış olduğumuz duâlar daha çabuk kabûl olur. Şu günlerde sosyal medyada namazla ilgili, gençlerin yapmış olduğu akım büyük yankı uyandırdı. Gençlerin birçoğu namaz ile dalga geçerken, öte yandan ise videolar ve yorumlar ile tepki aldı. Gençlerin başlattığı akımı doğru bulmayan birçok insan hayıfladı, eleştirdi ve aşağılayarak sosyal medyada seslendiler. Peki sorarım sizlere böyle yaparak gençlere ne kazandırdık? Genellikle insanlar gençler böyle yaptığı için, yanlış yaptıklarını anlayarak özür dilemesini beklediler. Ancak şunu unuttular hiç kimse kendi içinde muhasebe etmeden davranış sağladı. Ben nerede hata yaptım, benim evladım neden böyle yaptı? Demeyen birçok insan var oldu. Yapılan yanlışı her daim kendimizde değil gençlerde bulduk.
Ayrıca gençlerin daha çok hata yapmasına sebep olduk ve namazdan soğuttuk farkında mısınız? Aşağılayarak verdiğimiz tepki sonucunda biz genç nesile bir şey kazandırmıyor, aksine çok şey kaybettiriyoruz. Ayrıca bazı gençler ise kendilerince doğruyu göstermek adına, başka bir akım başlattı. Videolar çekerek namazın anlam ve önemini Allah’ın verdiği emrinin değerini anlatmak istediler. Biz aile bireyleri olarak camide, medreselerde, mescitlerde namaz için dalga geçen gençlerin yapmış olduğu davranışı, elbette doğru bulmuyoruz. Fakat al aşağı edip kızarak azarlayarak ve bilhassa namazın anlam ve önemine değinmeden davranış sağladığımız için hatayı kendimizde aramıyoruz. Kendi içimizde muhasebe etmiyoruz.
Özellikle isim vererek çekilen videolar sonucunda neler olacağını hiç düşündünüz mü? İsim verdiğiniz gençler için neden bütün yolları kapıyorsunuz? Âhir zamanda yaşıyoruz, her insan hata yapabilir, önemli olan yaptıkları hatayı bulmaktır. Namaz Allah’ın ezan sesiyle davetidir. Gençler yaptıkları hatanın farkına vardıkları vakit üzülmeyecekler mi zannediyorsunuz? Elbette üzülecekler ve belki de utanacaklar ancak yapılan davranışlar da büyüklerimizin bireylerin çok büyük payı var. Dünyada ruh ve kalbin gıdası, stres ve sıkıntıların ilacı kabirde ışık, sıratta burak olan namazın yerini başka hiç bir şey dolduramaz. Ondan dolayı farz olan ibâdetlerimizin biri de namazdır ve bu konuda yapılan hataya tepki göstermek yerine, gençlere doğru yolu bulmaları için yardımcı olmamız elzemdir. Geçenleri ele alan namaz ile ilgili bir hikâye okumuştum, bu hikâyeyi sizinle paylaşmak istiyorum.
Namazı Geciktiren Genç
Manifaturacılık yapan bir genç vardı. İşlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkânın yakınındaki camide, vaktin çıkmasına az zaman kala namazlarını yetiştirirdi.
Bir gece, kan ter içinde kalmıştı. Rüyasında ölmüş, hesap için mizan başına getirmişlerdi. (İbadetlerimi yaptım, haram işlemedim, hesabım kolay geçer) diye ümit ediyordu. Melekler önce iman ve doğru itikat aradılar, hemen önlerine geldi. Sonra namaza sıra geldi; fakat aradılar, bir türlü bulamadılar.
– Ben hiçbir namazımı kazaya bırakmadım, mutlaka bulmanız lazım, diye feryat ediyordu.
Nihayet melekler,
– Kusura bakma, sana ait bir tek namaz bulamadık. Şimdi seni cehenneme atacağız, diyerek yüksek bir dağa çıkardılar. Genç çırpınarak,
– Hayır, bunda bir yanlışlık var, ben hiç namazlarımı bırakmadım, dediyse de dinlemediler, dağın tepesinden, aşağıda olan cehenneme fırlattılar. O şiddetli korkuyla, dizlerinin bağı çözüldü, birden karşılarına nur yüzlü bir zat çıktı, düşerken havada yakalayıp,
-Ben senin kıldığın namazlarım, dedi.
Genç heyecanla,
– Ben çok perişandım, az sonra cehenneme düşecektim, niye bu kadar geç kaldın? Diye sordu.
O da,
– Sen de beni hep son vakte bırakırdın, dedi.
Genç o günden sonra vakti girer girmez namazlarını kılmaya başladı.