SON DAKİKA
Hava Durumu

İNSANLIĞIN ORTAK HİKÂYESİ

Yazının Giriş Tarihi: 20.01.2026 09:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 09:30

Toplumda insanların geneli yaşadığı herşeyi başka insanlara da yaşatarak yansıtır. Oysa öyle bir hakka sahip değillerdir, bir insanın yaşadığı her şey dışarıdan bakınca ne kadar kolay geliyor bazı insanlara ve kendilerine göre yorum yapıyorlar. İnsanlar tarafından yaşananlar bu kadar kolay değil! Biz insanlar gördüğümüz kadarıyla olan durumu üzerimize vazifeymiş gibi konuşuruz. Lâkin bu durumun bir de görünmeyen yüzü var. Hiçbir insanı sorgulama hakkına sahip değiliz. Her insan üsulunca davranmalı ve üsluplu konuşmalar yapmalıdır. Bir insanın üslubu kendi kimliğidir. Usül erkan bilmeyen insanlar her konuya kendilerinin karışma hakkına sahip zannediyorlar. Farkında olmadan yaptığınız her şey bir insanın gönlünü kırmaya elverişlidir. Kişi kendine göre davranış sağladığı vakit her şey alt üst olur, peki ne yapabiliriz? Kendimize göre davranış sağlamadan hareket edip, karşımızdaki insanın yaşam alanına müdahale etmemeliyiz. Yaşadığı durumu gördüğümüz kadarıyla anlayabiliriz.

Eğer farkında olmadan müdahale ediyorsak, karşımızdaki kişiyle yaptığımız konuşmalara dikkat etmeli ve ne olup bittiğini anlayarak davranmalıyız. Hiç kimse bir insanın içinde yaşadıkları durumu asla bilemez. Kimseyi yargılamaya hakkımız yoktur. Dışarıdan bakınca ne kadar kolay geliyor insanların yaşadığı durumu konuşmak. Oysa bir insanın içinde yaşadıklarını biliyor musunuz? Maalesef insanoğlu düşünmeden hareket ettiği zaman çok şey kaybediyor. İnsanlar empati kurarak hareket ederse daha doğru bir ilişki var olur. Acı çekerek üzüldüğünü dahi anlatamayan bir insanın içinde ne fırtınalar kopuyordur. Her ne kadar sûretinde tebessüm görseniz de içinde yaşadığı hüzünlü bir tablodur.

Birçok insan genellikle yaşadığı her neyse nefsine yenik düşer ve bir anda isyan bayraklarını çekiverirler. Oysa yaşananlara isyan etmek doğru değildir. Onun yerine mücadele edip hayata dört elden sımsıkı sarılmak elzemdir. Kendi kaderlerine küserek bahane bulmak ise birçok yanlış davranışları beraberinde getirir. “Ben bunları hak etmiyorum. Ne yaptım da bunlar başıma geldi, yaşadığım ıstıraplı gecelerimi görmüyor musun Allah'ım?” Diye konuşarak kadere isyan ederiz. Peki sorarım size bu bize ne kazandırır? Hiç bir şey kazandırmaz aksine kaybeden biz oluruz. Yazar Ender Ekim bir yazısında kader ile ilgili şöyle bir ifade kullanmıştı. “ Kader, çoğu zaman yanlış anlaşılan; kimi zaman korkulan, kimi zaman da bahane edilen bir kavramdır. Oysa kader, insanı hayattan koparan bir yazgı değil; aksine onu sorumluluk, umut ve anlam ile buluşturan ilâhi bir ölçüdür.” Bence bu konuda çok doğru bir noktaya değinmiş. Fûzuli ise bir cümlesinde bu konuyu şöyle ifade etmiştir. “Ey insan! Kadere az bahane bul. Buğday ektin de arpa mı biçtin?" Her ne kadar acı çekiyorsak dahi fâni dünyada yaşadığımız her şey bize imtihandır.

Birçok insana dışarıdan bakınca her şey toz pembe görünür. Aslına bakarsanız hiçbir insanın hayatı öyle değildir. Toplumda genellikle insanlar hiç kimseye farklı bir bakış açısıyla bakmaz. Meselenin görünen yüzüyle yorum yapar ve biz insanların düşüncelerini göz önünde bulundururuz. Aslında en çok yaptığımız yanlışlar insanların düşüncelerini kâle almak olur. Hayatımızı elâlemin düşüncelerine göre idâme etmek, onların düşüncelerine göre hayatımızı yaşamaktan farksızdır. Herkes ne ekerse onu biçer ve bu dünyada yaptığımız her şey âhirette yaşayacaklarımızın reçetesidir. Unutmayalım kadere isyan etmek bize dünya hayatında hiçbir şey kazandırmayacak. İnsanlar düştüğü vakit kalkmasını da bilmeli. İsyankâr vaziyette bulunmak kendimize yaptığımız en büyük kötülüktür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.