Hayatta her şey yaptığımız seçimlerle bizlere sunulur. İnsanoğlu öyle bir varlık ki var olan şeylere yok diyebiliyor ve böylece olumsuz düşünce ve davranışları kendine doğru çekiyor. Söz konusu olan durum sadece yeme, içme veya maddiyat ile alâkalı değil! Aynı zamanda geçmişte olumsuz yaşanılan her şeyi defalarca konuşmasıdır. Bu durum aynı bardaktan defalarca su içmek gibi mide bulandırabiliyor. Geçmişe takılan odak noktamızı sadece biz değiştirebiliriz. Başka bir insanı yönetemez, değiştiremeyiz. Ancak söz konusu olan sizin yaşam alanınızda sizinle ilgili ise, burada da söz sahibi sizsiniz, gerektiğinde uyarmalısınız. Âh keşke ses çıkarıp kendimizi ifade ettiğimizde “olumsuz hiçbir şeyi tekrar konuşmanı istemiyorum. Aynı sahneyi tekrar yaşamak istemiyorum, geçmişe takılma dün yaşandı bitti yarına bakalım” dediğimiz de çevremizdeki insanlar bilhassa en yakınlarımız anlasalar ve ona göre davransalar. Ne güzel olurdu.
Ne yazık ki böyle bir davranış biçimi bizim hayatımızda mevcut değil! Hayatımızda bizim olumsuz yaşadığımız durumu başka insanlarla, konuşmanın faydası var mı? Yok öyle değil mi? Ama anlamak istemeyen sadece kendi doğruları etrafında dönen bir dolap gibi. Maalesef böyle yapıldığında sonu belli olmayan hazin tabloyla karşılaşıyorsunuz. Her ne kadar uyarıp yapılan davranışın doğru olmadığını belirtsek dahi, kendi doğrularıyla yetinip yaşam süren insanlar bunun farkında olmuyorlar. Aynı frekansta olmayan insanların birçoğu olumsuz yaşam sürüyorlar. Hayatınızdan yargılama, yadırgama, kınama, yorumlama gibi duygu ve davranışları çıkardığınız zaman birçok şeyin değiştiğini fark edeceksiniz. Böylelikle hayata farklı bir pencereden bakacaksınız. Emin olun olumsuz nitelikte yaşanmış olan hiçbir şeyi anlatma gereğini duymayacaksınız. Zirâ siz değişirseniz dünyanız değişir, şükür edâsında olmanın ne kadar önemli olduğunu, şikayet etmenin size hiçbir yararı olmadığını fark edeceksiniz.
Kendi yaşam alanınızda illâki sizi al aşağı eden enerjinizi düşüren insanlar var olacaktır. Ancak bu insanları uzaklaştırmak da bizim elimizde, genellikle bizler bu insanları uzaklaştırmak için mesafe koymakla başlarız. Bu konuda her zaman başarılı olamayız. Böyle durumlarda odak noktanızı değiştirebilir veya ortam değişikliği yapabilirsiniz. Siz izin vermediğiniz müddetçe hiç kimse sizin hayatınıza müdahale edemez. Bazen farkında olmadan yaptığınız davranışlar neticesinde, hayatınıza giren insanlar var oluyor. Olumsuz yaşanan her şeyi bir anda önünüze seriyor. Ne kadar rahatsız edici bir durum öyle değil mi? Bu denli davranış sergileyen insanlar bu cesareti kimden alıyor? Elbette sizden çünkü bu kişileri hayatınıza koyan ve bu cesareti veren sizsiniz. Kendiniz ile yüzleşmeyi seçmelisiniz. Geçmişe odaklı bozuk ve duran saat gibi o yönde olan insanları hayatınızda barındırmayın. Tiyatro salonunda oynayan oyuncular gibi devamlı aynı sahneyi canlandırmayın ve size hatırlatıp canlandırmak isteyen insanlara da izin vermeyin. Herkes kendi seçimiyle yol alır. Değişim dönüşümle başlar, “Nasıl yol almalıyım” diye kendinizi yoklayın bütün soruların cevabı sizde. Örneğin hayatınızdaki bütün olumsuzlukları uğurlayarak başlayabilirsiniz. Negatif düşünce ve davranışları terk edip pozitif yaşama geçmek için çaba sarf etmek gereklidir. Elbette bu hemen olacak hayatınıza buyuracak diyemeyiz lâkin kararlı istikametinizden şaşmayın. Çünkü bunun için hazırladığınız sağlam zemin, biraz zaman ve sarf ettiğiniz çaba önemlidir. Yeter ki emin adımlarla ilerleyerek karar alın niyet alarak seçim yapın çok güzel sonuca varacaksınız. Unutmayın kendimize dair yaptığımız her şey bizim elimizdedir.