Biz Allah'ın kulları olarak dünyaya geldik, fâni âlemde bu dünyaya misafiz. Uzun bir yolculuk bizim yolculuğumuz. Bir annenin ve babanın misafiriyiz. Oturduğumuz koltuk, yediğimiz, içtiğimiz her şey bize emanet. Biz Allah'ın emanetiyiz, özellikle evlat olarak anne ve babaya da Allah tarafından emanetiz. Bize bakmakla ve yetiştirmek ile mükellefler. Bizde anne babamıza hizmet ve hürmet etmekle mükellefiz. İslâm ahlâkını Rabbim'e tevekkül etmeyi bize bizi yetiştiren öğretmelidir. Peki nasıl öğretebilir? En önemli püf noktası şudur ki, yapmış oldukları davranışlarla göstermeliler. Yapılması gereken İslâm ahlâkını, Allah'a tevekkül etmeyi, Rabbimin emir ve yasaklarını öğretmeyi bağıra çağıra, baskıyla, laflarıyla döverek hiç kimse öğretmemelidir. Eğer öyle yaparsa hiçbir evlat asla doğru yolu doğru yolu bulamazlar. En kötüsü doğru olmayan yollara yönelebilirler.
Hiçbir evlat anne baba sevgisini almamışsa sevmeyi bilmiyor demektir. Dolayısıyla bu duyguyu başka yerde aramakla meşgul olması kuvvetle muhtemeldir. Fark ettiğiniz üzere toplumda her evlat herhangi yanlış davranışında her zaman suçlanır. Hiçbir anne baba suçu kendisinde aramaz, aksine evladında bulur. Ey insanoğlu hiç düşünmez misin acaba ben nerede yanlış yaptım? Diye şöyle bir kendini neden hesaba çekmezsin? İnsan önce kendini yetiştirmeli ve eğitmelidir. Öyle köşeye çekilip de “ben annemden babamdan böyle gördüm” diyerek kendini aklayacağını mı zannettin? Ne kadar kolay geliyor işin içinden bir cümle ile sıyrılmak. Evlâdına ne aşılarsan onu alır. Böyle eğitim öğretim ve yetiştirme olmaz! Böyle yaptığın zaman ne öğrettin ki ne bekliyorsun.
Allah’ın emanetine böyle mi sahip çıkıyorsun? Her insan öğrendiği her şeyi eyleme dökerek evlâdına göstermelidir. Özellikle İslâm ile ilgili olan hususlar çok önemlidir. Yetiştirdiğiniz evlat ne görürse onu uygular. Kalben inanmadan yapılan hiçbir şey kabûl olmaz. Örneğin baskı kurarak zorla tesettüre bürünen gençler, şimdilerde tesettürü bırakıyor ve siz karşısına geçip hesap soruyorsunuz, buna hakkınız var mı? Tesettür Allah'ın emir ve yasaklarındandır. Ancak kalben yapıldığı zaman doğru olur ve siz ne kadar zorla baskıyla doğru yolu öğrettiğinizi zannetseniz de yanlış yola saptığınızın gerekçesidir. Evlâdınız çevresinden de etkilenebilir, hiç kimsenin üzerine giderek zorba gibi davranışta bulunarak, hareket etmesi doğru değildir. Böyle yaptığınız takdirde evlâdınız daha çok tesettürden soğuyup kaçacaktır. Çevresinden etkilenerek başka insanların sözlerine, daha çok itibar eden insanların olduğu aşikârdır. Elâlemin laflarına daha çok önem gösterdiğinizin farkında mısınız? Sizin hayatınız mı önemli “elâlem ne der” düşüncesiyle yol almak mı?
Kurulan baskıdan dolayı travma geçiren gençlerin olduğunu biliyor muydunuz? Ne verdin ki ne alasın, birçok gencin yaşadığı travmayı içinde saklayarak anlatmadığını biliyor muydunuz? Yetiştirdiğiniz gençler bunu size karşı yapmakta size olan korkularından, ilgisizlikten, sevgi görmediklerinden dolayı yapmaktadır. Birçok birey geçmişe odaklı olarak gördükleri her şeyi evlâdına uyguluyor, bir kız çocuğundan örnek verecek olursak anlatmak istediği her şeye “ayıp sus anne ile de olsa böyle şeyler konuşulmaz” dediğinde dolayısıyla evlâdın da çare çözüm arar. Hiç düşündün mü çözüm aradığı şeyi yanlış yerde buluyorsa? Mesela gençlere hiç arkadaşınız gibi davrandınız mı? İçine kapandıkları zaman ne derdin var diye sordunuz mu? Toplumun geneli maalesef bunu yapmıyor. Bir evlatla ilgi alâka sadece yedirip, içirmek, istediklerini almak, gezdirmek değildir. Öncelikle kurduğunuz ilişki önemlidir. Sağlıklı kurulan her iletişimde iyi sonuçlar elde edersiniz. Önce kendi eksiklerinizi giderip kendinizi eğitmelisiniz. Fâni dünyada hepimiz bir öğrenciyiz, konuya bu yönden bakarsanız kendi eksiklerinizi daha iyi göreceksiniz. Yapılan her hatayı evlâdınıza yükleyemezsiniz. Öncelikle kusuru kendiniz de arayıp ben nerede hata yaptım? diyebilmelisiniz.