SON DAKİKA
Hava Durumu

Odaklanmak Bir Tercihtir

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 09:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 09:29

Teknolojik aletlerin, sosyal medyanın hızlanması ile beraber hepimizin odak süresi eskisine göre oldukça düşük. Çünkü bütün içerikler, kaydırarak bir şeyler izlemenin de gelmesiyle beraber mümkün olan en kısa sürede en yoğun içeriği vermeye çalışıyor. Bir şeyin ilgimizi çekebilmesi için çok kısa bir zaman hakkı var yoksa hemen kaydırıyoruz. Bu da daha kısa sürede daha fazla içerik tüketimine sebep oluyor. İşte bugün, bu sürekli içerik bombardımanına maruz kalmanın bizim odak üstlerimizde nasıl bir tahribata sebep olduğunu ve bunu geri almak için neler yapabileceğimizi konuşacağız.

Öncelikle, özellikle altını çizmek istediğim bir şey var ki o da odaklanmanın bir yetenek değil bir tercih olduğu. Yani insanlar sanki, örnek veriyorum, daha uzun boylu olmak gibi doğuştan gelen bir ayrıcalık olarak, daha uzun odak süresine sahip bir şekilde doğmuyor. Bu değiştirilebilen, geliştirilebilen ve en önemlisi kişinin odaklanmaya karar vermesi ile birlikte başlayan bir süreç. Odaklanmaya karar vermekten kastım da şu; evet aynı problem hepimiz için söz konusu bunun sebeplerine çok kısaca zaten değindik, peki bu bizim tamamen irademizin dışında bir durum gibi yalnızca dış etkenlere mi bağlı? Yani evet odak düşüren, dikkat dağıtan unsurlar çok fazla ama bunları tüketmeyi tercih etmemek ya da günlük tüketim açısından belli bir sınır koymak sadece üstün yetenekli insanların yapabileceği bir şey mi? Bence kesinlikle hayır. Nasıl ki irade güçlendirilebiliyorsa buna bağlı olarak o iradeyi, mesela bu gibi bir durum üzerinde kullanmak da kişinin kendi tercih meselesi.

Bu tercih etmeyen insanlarda benim tespit ettiğim şey şu; örneğin ben telefonum ya da benim dikkatimi dağıtan şey her neyse bir kenara koyup odaklanmayı istediğim şeyin başına oturduğum zaman sıkılıyorum. İşte tam o nokta zaten kilit olan yer, o sıkılma hissiyatı bir eşik. Gelişmeye karar verdiğiniz her konuda olduğu gibi. Geliştirmeyi istediğiniz bir şeyin zayıf olduğunu kabul etmeden ve onun zayıflığı ile yüzleşmeden onu geliştirmek için hiçbir adım atamazsınız. İşte çoğu insan o sıkılmak noktasında bunu bir kriter olarak, bir kıstas olarak kendisine alıyor ve sıkılmaya tahammül edemediği için çabuk vazgeçiyor. Buna bahane olarak zaten sıkılıyorken yaptığı o şeyin verimli olmadığını düşünen insanları dinledim. Şunu unutmamak lazım ki bu tür bir verim bazen hemen sonuç odaklı olmayabilir. Yani herhangi bir şeyin başına oturduğunuz bir saatin sonunda belki uğraştığınız şeyle ilgili somut bir veri çıkmadı. Örnek veriyorum kitap okudunuz ama sadece 10 sayfa okuyabilmişsiniz ya da ders çalıştınız, zannettiğinizden daha az not almışsınız. İşte zaten en önemli nokta burası, bu bir sonuçla alakalı değil süreç ile alakalı.

Evet o bir saatin sonunda bir veriyi elde edememiş olabiliriz ama başka herhangi bir şeyle uğraşmadan orada bir saat oturmak öncelikle bizim sürekli hızlı şekilde maruz kalmış beynimizi bir süre dinlendirir. Olan akışına sokar, bir şeylerin yavaş ama etkili olmasına karşı tahammülünü arttırır. İnsanların kabul etmekte en çok zorlandıkları noktanın burası olduğunu gördüm; sürece tahammül edememek. Bu çoğu kişisel gelişim probleminin kaynağı ama bugünkü konumuz sadece odak üzerinden olduğu için bu durumun odağı geliştirmeye nasıl olumsuz etki etki ile ilgili konuşuyoruz. Ama bu durumun genel bir modern problem olduğunu bir kenara kaydedebiliriz.

İşte böyle bir tahammülden sonra dediğim gibi beynimiz, kendini yavaş yavaş onarmaya başlar. O verimsiz geçtiğini düşündüğümüz bir saatin sonraki denemesinde aynı süreye daha verimli geçer ya daha uzun süre kalırız. Bu aynı kas geliştirmek, vücut geliştirmek gibi bir şey aslında. Bugün daha az yapabiliyorken yarın daha fazlasını yapabilmek. Tercih etmekten kastım bu. Sıkılmanın, zaten verim almamış olmanın, bir şekilde canımızın istememesinin arkasına sığınmadan kendimiz için gerekli olduğunu düşündüğümüz bir sürece tahammül etmek. Can sıkıntısı ne bir süreç, ne bir sonuç, ne bir kıstas. Beynimizin ürettiği ilkel bir şey olarak düşünün ve onun üstesinden gelin.

İyi haftalar dilerim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.