Bu hafta duygusal yük boşaltımının ikili ilişkileri yorabileceği üzerinde durmak istiyorum. Hepimiz özellikle bizi gelen, bizi dinleyen insanlara kendimizi açmayı ve onları dinlemeyi seviyoruz. Bu ilişkinin sorumluluğu gibi de oluyor bir bakıma, ama burada o duygusal yardımı hor kullanarak bir tükenmişliğe sebep olan durumlar var.
Bunlardan birisi tabi ki tek taraflılık. Eğer taraflardan biri diğerine göre daha az kendini açma ihtiyacı hissederken, bazı şeyleri kendine saklarken karşı taraf her ayrıntıyı mercek altına yatırıyorsa, üstüne böyle bir bilgi ya da duygu aktarımını karşı taraftan da günlük olarak bekliyorsa bu çok yorucu, insanı daima o iletişim halinde tetikte tutan bir bağa dönüşüyor.
Böyle ilişki dinamikleri gerçekten var, spesifik bir durum gibi gelmesin. Hatta bu durumu çok kanıksadığınız için belki siz çevrenizdeki veya kendi hayatınızdaki örnekleri fark etmiyor bile olabilirsiniz. Şöyle bir düşününce, yazmak ya da aramak konusunda ayaklarınızın geriye gittiği birileri var mı? İşte o çekilme aslında çoğu zaman uzun süreli bir duygusal yük etkileşiminin artık tükenmişlik olarak geri dönmesinden kaynaklanıyor.
Bu da bizi sebeplerden bir diğerine getirdi. Bunu biraz daha açmak istiyorum. Bize iyi gelen insanlar dahi olsa günlük haberleşme eğer hep anlatma, dinleme, karşı tarafı belki kendinize saklamak istediğiniz konularda bile bilgi verme, tabiri caizse "rapor verme" halini almışsa bu ilişkinin bir süre sonra tükenmişlik hissine sebep olmaması çok düşük bir ihtimal. Çünkü özellikle hayat doğal şekilde akarken ve bizler o yoğunluğun ardından dinlenme payını sürekli anlatmaya ve dinlemeye ayırınca kendimiz için pek bir şey kalmıyor.
Sürekli anlatmak kelimesinin altını çizelim çünkü buradaki paylaşım doğal bir akış değil, rapor vermek ve rapor almak. İletişim, etkileşim borca binmemeli ya da rutinleşmekten ziyade doğal akmalı.
Böyle dinamiklerde taraflardan hangisi duygusal olarak daha olgunsa çoğu zaman farkında bile olmadan daha çok yükü yüklenen o olur, çünkü diğer taraf o kişiden beslenir ve güç alır ama bir süre sonra o kaynak tükenir.
Tavsiyem şu olur, eğer duygusal yükünü taşıdığınızı düşündüğünüz sizi yoran bir iletişim varsa bunu üstünüze vazife bilmek düşüncesinden çıkarak bir adım geriye atın. Sizi yoran şeyi iyi tespit edin ve kendi enerjinizi koruyun. Böyle bir iletişimi sizin hoyratça kullandığınızı düşünüyorsanız da -ki bunu tespit etmek zor ama yine de bakın - bazı şeylerin kendi içinde kaldığında daha güzel büyüdüğünü hatırlamakta fayda olduğunu düşünüyorum. Duygu ve düşüncelerinizi kendiniz işlemek üzerinde çalışın.
İyi bir hafta dilerim.