SON DAKİKA
Hava Durumu

İNSANOĞLU TANRI’NIN VAR OLDUĞUNU SÖYLEYİP TANRI YOKMUŞ GİBİ DAVRANAN TEK YARATIK OLABİLİR

Yazının Giriş Tarihi: 04.02.2026 09:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 09:03

İnsanoğlu, Tanrı’nın var olduğunu söyleyip Tanrı yokmuş gibi davranan tek yaratık olabilir. Evet, bu cümle, bir aforizmadan öte, çağımızın en sade ve en sert aynasıdır. Çünkü aynaya baktığımızda gördüğümüz şey, inandığını söyleyen ama inancının gereğini hayatına dokundurmayan bir kalabalıktır.
Tanrı’ya inanmak, çoğu zaman bir cümleye, bir slogana, bir kimlik kartına sıkıştırılıyor. Dilde var, kalpte iddialı, ama hayatta izsiz. İnanç, vicdanla birleşmediğinde sadece ses çıkarır; davranışa dönüşmediğinde ise anlamını yitirir. Bugün en büyük çelişki tam da burada duruyor. Ahlaktan söz edip adaletsizliği normalleştiren, kul hakkını diline dolayıp çıkarını kutsayan, kader deyip sorumluluktan kaçan bir insan tipiyle karşı karşıyayız.

Tanrı yokmuş gibi yaşamak, yalnızca inkâr edenlerin meselesi değildir. Asıl mesele, varlığını kabul edip sonuçlarını görmezden gelmektir. Eğer Tanrı varsa, adalet vardır. Eğer adalet varsa, hesap vardır. Eğer hesap varsa, her sözün, her suskunluğun, her tercihin bir ağırlığı vardır. İşte bu ağırlık, modern insanın taşımak istemediği yüktür. Çünkü yük sorumluluk demektir.
Zaman zaman insanoğlu, inancı çoğu zaman başkasına karşı bir üstünlük alanı olarak kullanıyor. Kendini temize çekmek, karşısındakini kirli göstermek için. Oysa gerçek inanç, insanın başkasına değil, kendine karşı dürüst olmasını gerektirir. En zor hesap, insanın kendi vicdanıyla verdiği hesaptır. Kalabalıklar önünde dindar görünmek kolaydır; zor olan, yalnızken de aynı hassasiyeti koruyabilmektir.
Bugün Tanrı’dan en çok söz edilen yerlerde, merhametin en az bulunması tesadüf değildir. İnanç, merhamet üretmiyorsa eksiktir. Dua, insanı yumuşatmıyorsa ezbere dönüşmüştür. İbadet, ahlaka temas etmiyorsa şekilden ibarettir. Tanrı’ya inanıp komşusunun açlığını görmeyen bir göz, aslında inancını çoktan karartmıştır.
Belki de asıl soru şudur!
Tanrı’ya mı inanıyoruz, yoksa Tanrı’yı kendi rahatımız için mi kullanıyoruz? Cevap rahatsız edici olabilir. Ama hakikat çoğu zaman rahatsız eder. İnanç, insanı konfor alanından çıkarır; çıkar sağlamaz, bedel ödetir. Bu bedel ödenmediğinde, Tanrı vardır demek sadece bir alışkanlık cümlesi olarak kalır.
İnsanoğlu gerçekten inanıyorsa, bu inanç önce yürüyüşüne, sonra sözlerine, en sonunda da suskunluklarına yansır. Aksi hâlde geriye sadece gürültü kalır ve gürültü, hakikatin en büyük düşmanıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.