SON DAKİKA
Hava Durumu

Çılgın Gibi Yaşıyor, Geleceği Tüketiyoruz 

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2026 08:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 08:09

Günlük telaşın içinde hızla koşuyoruz. Daha çok üretmek, daha çok tüketmek, daha çok kazanmak için adeta yarış halindeyiz. Fakat kimse durup şu soruyu sormuyor: Bu hızın sonu nereye varacak?

Çılgınlık yalnızca bireysel tercihlerimizde değil, toplumsal alışkanlıklarımızda da kendini gösteriyor. İhtiyacımız olmayanı alıyor, kullan-at kültürünü normalleştiriyor, doğayı sınırsız bir kaynak gibi görüyoruz. Oysa yaşadığımız dünya, borç alınmış bir miras değil; çocuklarımızdan emanet aldığımız bir sorumluluk.

Bugün kesilen her ağaç, kirletilen her su kaynağı, hoyratça tüketilen her enerji damlası aslında geleceğin imkanlarından eksiltiyor. Çocuklarımıza daha temiz bir hava, daha güvenli bir şehir, daha yaşanabilir bir çevre bırakmak yerine; betonlaşmış alanlar, tükenmiş topraklar ve kirlenmiş bir atmosfer mi bırakacağız?

Sorun sadece çevre meselesi değil. Aynı zamanda bir vicdan meselesi. Kendi konforumuz uğruna yarının yaşam kalitesini düşürmek hangi akla, hangi ahlaka sığar? Kısa vadeli çıkarlar uğruna uzun vadeli kayıpları görmezden gelmek, akılcı bir tercih değildir.

Toplum olarak hızla tüketmeyi başarı sayıyoruz. Oysa gerçek başarı, sürdürülebilir olanı inşa etmektir. Daha azla yetinebilmeyi öğrenmek, kaynakları bilinçli kullanmak, yerel değerleri korumak, çevreye duyarlı politikaları desteklemek zorundayız.

Bugün atacağımız küçük adımlar yarın büyük farklar yaratabilir. Evde, işte, sokakta; bireysel sorumluluğumuzu hatırlamak zorundayız. Çünkü mesele yalnızca bugünü yaşamak değil, yarını mümkün kılmaktır.

Eğer çocuklarımızın yüzüne rahatça bakmak istiyorsak, çılgınlığı değil aklı; tüketimi değil dengeyi; günü kurtarmayı değil geleceği düşünmek zorundayız. Aksi halde tarih bizi, kendinden sonrasını düşünmeyen bir kuşak olarak yazacaktır.

GÜNÜN FIKRASI

2 Kere 2 Kaç Eder?

Trabzon'un en zengininin oğlu olan Temel matematik dersinden sürekli çakıyormuş. Hocası son sınavı tezahüratla ona moral verilsin diye Avni Aker stadında yapmaya karar vermiş. Stad, tıklım tıklım dolmuş. İzleyenler Temel'e müthiş tezahürat yapıyorlarmış. Hocası kolay bir soruyla başlayayım demiş ve

- 2 kere 2 kaç eder? diye sormuş. Temel düşünmüş düşünmüş ve

- 4 eder demiş. Statta derin bir sessizlik olmuş. Ardından bütün stad hep bir ağızdan, -Hocam, bi şans daha!

KOMİK FOTO

Murphy's Law’ndan Kısa Bir Dizi

1. Ters gitme ihtimali olan her şey ters gider.

2. Bir iş yolunda gidiyorsa, henüz fark etmediğin bir sorun vardır.

3. En pahalı cihaz, garanti süresi bittiği gün bozulur.

4. Acele ettiğinde tüm kırmızı ışıklar seni bulur.

5. Aradığın belge, en son bakacağın yerdedir.

6. Düşen tost her zaman reçelli tarafının üzerine düşer.

7. Bir şeyi tamir etmeye çalıştığında, en az bir şeyi daha bozarsın.

8. Toplantı ne kadar gereksizse, o kadar uzun sürer.

9. Sessizlik “tamamdır” anlamına gelmez; fırtına yaklaşıyor olabilir.

10. İşler kötü gidiyorsa, daha da kötüleşebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.