SON DAKİKA
Hava Durumu

BIRAKMAK DA BİR CESARETTİR

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2026 06:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 06:45

“Hayatı Akışına Bırakın”

Bazen hayatın akışına direnmek, insanı olduğundan kat kat fazla yorar. Bir şeyleri oldurmaya çalışırken, hem kendimizi hem de çevremizi tüketiriz. Oysa bazen geri çekilmek, derin bir nefes almak ve olayların kendi doğal yolunu bulmasına izin vermek en büyük cesarettir.

Son günlerde bazı arkadaşlarımda bunu sıkça görüyorum. Arkadaşlarıma soruyorum: “Yılbaşı yaklaşıyor, Yılbaşında ne yapacaksınız?” diye.

Aldığım cevap hep aynı: “Ülkenin bu halinde nasıl eğlenebilirim?”

Sanki hayat, yalnızca zor zamanlarda duraklatılacak bir filmmiş gibi… Sanki mutluluk, ancak her şey mükemmelken yaşanabilirmiş gibi… Oysa hayat, tam da her şey yolunda gitmezken bile küçük bir kahkaha bulabilme sanatıdır.

Evet, belki size göre ülke gündemi yorucu. Ekonomi, siyaset, haberler. Hepsi üzerinize geliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ama aynı anda, esnaf sabah kepengini açıyor, öğrenciler derse gidiyor, işçiler vardiyasına başlıyor. İnsanlar hâlâ çalışıyor, üretiyor, seviyor, gülüyor, plan yapıyor ve Dünya dönüyor, hayat devam ediyor.

Bu kadar hareketin, bu kadar emeğin ve yaşamın içinde “hiçbir şey yok” demek haksızlık olur. Çünkü aslında hepimiz bir şekilde hayata tutunmaya devam ediyoruz ve bu tutunuş, bir ülkeyi ayakta tutan en gerçek şeydir.

Karamsarlık, insanın üzerine çöktüğünde her çıkış yolunu kapalı gösterir. Ama gerçekte, çıkmaz dediğimiz çoğu şey, bizim bakış açımızın yarattığı bir sis perdesidir. Adım atınca dağılan, cesaret edince açılan.

Yılbaşı gelir, geçer. Bir akşamdır, bir anıdır. Fakat bizim verdiğimiz anlam onu özel yapar. Bazen bir kahve masasında iki dostla oturmak, bazen bir sahil yürüyüşü, bazen de sadece evde sessiz bir kutlama bile insana iyi gelir. Çünkü mesele eğlenmekten çok, kendine o izni verebilmektir.

O yüzden bazen bazı şeyleri oluruna, akışına bırakmak gerek. Hayat, üzerine gidince değil; biraz akışına bırakınca güzelleşiyor.

Belki bu yılbaşında büyük planlara gerek yok. Belki sadece içinizdeki ağırlığı bir süreliğine kenara bırakmanız yeterli. Çünkü mutluluk, çoğu zaman en çok ihtiyacımız olduğunda kapımızı çalan küçük bir misafirdir.

Unutmayın; en çok karanlıkta parlayan da yine o küçük ışıklardır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.