SON DAKİKA
Hava Durumu

Balıkesir Kuzusu Gerçekten Marka mı?

Yazının Giriş Tarihi: 04.03.2026 08:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.03.2026 08:14

Balıkesir denince akla ilk gelen başlıklar sanayi, süt, et ve berekettir. Ama gözden kaçan bir gerçek var: Bu toprakların asıl zenginliği merasında, yaylasında, dağında gezen küçükbaş hayvandır.

Balıkesir’de en çok yetiştirilen koyun ırklarının başında Kıvırcık ve Merinos gelir. Özellikle Kıvırcık, Marmara iklimine uyumlu yapısıyla et kalitesi yüksek bir ırktır. Merinos ise daha çok et verimi için tercih edilir. Bu iki ırkın melezlerinden doğan kuzular ise artık bir marka adıyla anılıyor: Balıkesir kuzusu.

Balıkesir kuzusu gerçekten marka mı? Evet, bugün geldiği noktada bir marka olma yolunda ciddi mesafe almış durumda. Özellikle İstanbul ve büyük şehirlerde kasapların, restoranların tercih ettiği kuzu etlerinden biri haline geldi. Bunun arkasında hem mera kalitesi hem de hayvanın doğal beslenmesi var. Coğrafyanın ete kattığı lezzet inkâr edilemez.

Peki, küçükbaş para kazandırır mı?

Doğru planlama yapılırsa kazandırır. Koyunculukta asıl gelir kalemi kuzudur. Süt ikinci plandadır. Kıvırcık koyununda süt verimi çok yüksek değildir ama kuzunun et kalitesi yüksektir. Ortalama bir koyun laktasyon döneminde 70 ile 120 litre arası süt verebilir. Ancak asıl gelir, yılda alınan kuzu sayısı ve satış fiyatıyla belirlenir.

Balıkesir’de küçükbaş için en uygun bölgeler genelde mera varlığı güçlü ilçelerdir. Kepsut, İvrindi, Sındırgı, Dursunbey ve Savaştepe hattı hem arazi yapısı hem otlak alanı hem de geleneksel yetiştiricilik kültürü açısından öne çıkar. Ovalık alanlarda yem maliyeti artarken, mera bölgelerinde maliyet düşer. Bu da doğrudan kârlılığı etkiler.

En fazla koyun bulunan mahalle ya da köy sorusuna net bir isim vermek zordur çünkü sayı sürekli değişir. Ancak dağ ve mera ağırlıklı köylerde sürü sayısının yüksek olduğu bilinir. Küçükbaş genellikle büyük arazisi olan, göçerlik kültürünü koruyan mahallelerde yoğunlaşır.

Balıkesir’de keçi var mı? Elbette var. Özellikle dağlık bölgelerde keçi yetiştiriciliği yapılır. Karakeçi geleneksel türdür. Son yıllarda süt verimi yüksek ırklara yönelim de başlamıştır. Keçi, koyuna göre daha dayanıklıdır ve kıraç arazide daha rahat beslenir. Günlük 2–3 litre süt veren keçiler ekonomik anlamda aile işletmeleri için ciddi gelir sağlayabilir. Keçi sütüne ve peynirine olan talep de her geçen yıl artmaktadır.

Bugün asıl mesele şu. Küçükbaş hayvancılık bir geçim kapısı mı yoksa terk edilen bir meslek mi olacak?

Balıkesir’in geniş meraları hâlâ büyük bir fırsat sunuyor. Ancak genç nüfus köyde kalmazsa, üretim planlı yapılmazsa, sadece hayvan sayısıyla övünmek bir anlam ifade etmez. Markalaşma, örgütlenme ve doğru pazarlama olmazsa üretici emeğinin karşılığını alamaz.

Balıkesir kuzusu bir marka olabilir. Ama o markayı yaşatacak olan üreticidir. Mera varsa, bilgi varsa, planlama varsa küçükbaş hâlâ kazandırır. Aksi halde sadece nostalji olur.

Toprak duruyor. Mera duruyor. Asıl soru şu. Biz üretmeye devam edecek miyiz?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.