Noel bayramına has bir simge haline gelen Noel baba fikrinin Anadolu kökenli bir din adamı figürünün oluşturması da dikkat çekicidir. Aynı zaman da Noel babanın kırmızılar giymesi aksakallı olması ren geyiklerinin çektiği bir kızakla dolaşması kuzey Türklerindeki dini dervişlere benzemesi de çocukları sevindirmeyi esas alması da söz konusu etkinliklerin Türk kökenli olduğunun ispatına yarayan göstergelerdir.
Şunu da belirtmek isterim ki Noel etkinliklerinde söz konusu edilen Noel baba kültürünün de Türk mitolojisinden kaynaklandığını söyleyebilecek kökenlere dayandırılması da mümkündür. Çoğunlukla Noel babanın Anadolu topraklarında Aya Nikola adıyla ifade bulan, bugünkü Demre’de yaşamış bir din adamından isim aldığı belirtilen Noel babanın Türklüğünü, Türklüğe, Türk kültürüne aitliğini bir oranda tespit etmek mümkündür. Çünkü Anadolu’daki kültür bölgelerindeki yaşayanların yaşayan kültür oluşturucularının hemen hemen hepsinin orta Asya üzerinden buraya gelmiş olduğu dolayısıyla Turani ırk olduğu kesindir.
Yine Noel babanın Türklüğünü kuvvetlendiren bir delil de Aya Nikola veyahut Noel baba denilen şahsiyetin kemikleri ve bazı kalıntıları bazı eşyaları Osmanlı devrinde bazı Avrupalı seyyahlar tarafından Demre’den Avrupa’ya kaçırılmıştır. Şunu da belirtmek isterim ki Noel baba kılığına benzeyen kılıklarda tarif edilen Kazakistan bölgesindeki bir oranda Kuzey Türklerindeki Ayaz Ata diye adlandırılan küt bir şahsiyette Türk mitolojisinde mevcuttur.
Bu mitolojik anlayışın temelinde Ülker yıldızındaki bu grubu oluşturan yedi yıldızdan söz konusu tarihlerde ocak ve şubat aylarında soğuk rüzgarlar üflenir, yeryüzü kar ve buzla kaplanır. Yine bu mitolojik anlayışta Ayaz Ata denilen ak sakallı ren geyiklerinin koşulu olduğu kızakla dolaşan kırmızılar giyen bir şahsiyet tarif edilir ki bu tarifte bugünkü Noel baba kültünün hemen hemen aynısıdır.
Bu arada şunu da belirtmek isterim ki bugünkü kuzey ülkelerde yaşamış Avrupa’daki ırklardan farklı bir ırk ve kültür ortaya koymuş Vikinglerin eli baltalı çoğunlukla ren geyikleriyle çekilen kızakla dolaşan Savaş Tanrısı Odin Kültü de Noel baba kültünü oluşturacak özellikler taşıyan bir kültür öğesi durumundadır. Noel baba kültünü bu tanrıdan kaynaklanır görmek de mümkündür düşüncesindeyim. Şunu da belirtmek isterim ki Vikingler giyim ve kullandıkları araçlar bakımından Avrupalı insan gruplarından daha çok Asyalı kültür gruplarını büyük olasılıkla Turani ırkları işaret eden kültür öğeleri ortaya koymaktadırlar.
Şunu da vurgulamak gerekir ki Noel etkinliklerinde görülen çam ağacı süslemeleri de Noel bayramı etkinliklerinin Türk kültür ürününden kaynaklandığını kesinlikle vurguladığını söyleyebiliriz. Çünkü Türk kültüründe, Türk mitolojisinde çoğunlukla çam veya ladin ağacına benzer şekilde belirtilen bir hayat ağacı mitolojisi mevcuttur. Bu inanca göre yerden göğe kadar uzanan bir hayat ağacı mevcuttur. İnsanların ve toplumların yaşamını temsil veya ifade eden bu hayat ağacı da Türklerde dini kutlamalarda söz konusudur ve belirli zamanlarda hayat ağacını temsil eden bazı ağaç sembollerinde Noel ağacı süslemeleri gibi süslemelere yer verildiği Türk kültüründe söz konusudur.
Sümerlerden kalan bazı heykelvari eser kalıntılarında bu hayat ağacı tariflerine rastlanması hatta bu ağacın koyun kültü ile bir ifade göstermesi hayat ağacının Türk kültürüne has bir özelliği olduğunu vurguladığını söylemek mülkündür inancındayım. Şunu da belirtmek isterim ki Osmanlı imparatorluğunda görülen bir isyanda isimlendirme olarak kullanılan vaka-i vakvakiye yani vak vak ağacı olayı ifadesinin belirttiği gibi Doğu kültünde meyvesi insan olan bir vak vak ağacı söz konusudur. Bu inanca göre insanlar bu ağacın meyvelerinden oluşur, su kenarında olan bu ağaçtan suya düşerek meydana gelirler, bu hayat ağacının benzeri olarak tanrısal özellik gösteren bir ağaç kültünün de Arap yarımadasında tanrı olarak görülen dalları altın ve gümüşle süslenen bir zatülenvar ağacının da olduğunu belirtmek isterim. Büyük ihtimalle Arap yarımadasına göç eden Türk kökenli gruplardan, onların ağaca olan sevgisinden ve tanrı olarak kabullerinden kaynaklanan bir küt olduğunu düşündüğüm bu ifadenin de gösterdiği gibi biz Türkler hayat ağacı kültünü gittiğimiz her yere ulaştırmış, taşımışızdır. Bu yüzdendir ki Uygur türlerindeki yahut Göktürklerdeki yaradılış destanlarında da ağaç kültünün yer aldığını görmekteyiz.
Şunu da belirtmek isterim ki yılbaşı ve Noel etkinliklerinde süsleme unsuru olan yılbaşı piramitlerinin de Türk kültüründen kaynaklandığını düşünerek yılbaşı kutlamalarının türk kökenli olduğunu söylememizin doğru olacağını düşünmekteyim.
Bütün bu ifadeler yılbaşı kutlamalarının dini çevrelerce Türk devletinde kutlamasının eleştirmesine yer bırakmamaktadır. Özellikle yılbaşı etkinlikleri ve kutlamaları dini bayram olmayıp sosyal yaşamın sosyal coşkunun yılbaşına girmenin kutlamasını olduğu unutulmaması gerekir. Bu yüzden bazı çevrelerin, bu etkinliği kutlamak zorunluluğunu duymalarına rağmen farklı bir ifadeyle farklı bir adlandırmayla kutlamasında gerek yoktur. Bazı çevrelerin yılbaşı etkinliğini kutlamalarının yadırganmasını ayıplanmasını önlemek için sözde Mekke’nin Hz. Muhammed tarafından fethi tarihini kutladıklarını dile getirmelerini de böyle bir ifadeye yer vermelerini de anlamak mümkün değildir.
Yılbaşı törenlerinde içki içme dışında İslamiyet’e ters düşen İslami yasakları ihlal eden hiçbir icraat yoktur kanaatindeyim. İçki içmeden kutlanan yılbaşılar haram veya yasak oluşturamaz, İslami kaideleri zedeleyemez daha önce söylediğim gibi yılbaşı kutlamalarında Hz. İsa’nın doğum günü değil yeni yıla girilmesinin kutlanması olarak görülüp, yapılmasıdır. Yılbaşı etkinlikleri kökenini Nardugan bayramı, beyaz bayram, güneş bayramı, saya bayramı gibi bayramlardan köken bulan bayramlar ve etkinliklerdir. Kökenini Türk kültüründen alan yılbaşı kutlamalarının giren yeni yılın Türk toplumuna kutlu olması, güzel günlere vesile olması temennimizdir.