SON DAKİKA
Hava Durumu

Yılbaşı Etkinliklerini Reddetmek Eski Kültürümüzü İnkar Etmektir

Yazının Giriş Tarihi: 30.12.2025 09:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.12.2025 09:23

Batı Hristiyan dünyasında daha ağırlıklı ve daha tafsilatlı olarak ve farklı tarihlerde kutlanan Noel bayramları ve yılbaşı kutlamaları Türk toplumuna bir Hristiyan bayramı olarak tanıtıldığından, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bu bayramlar, hatta Türkiye Cumhuriyeti öncesi dönemlerden kutlama imkanı bulamamıştır. Türk toplumu bu bayramları değerlendirmemekte kutlamamakta bir oranda mağdurdur. Bu bayramlar daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi özellikle dini kesimlerce Türk toplumuna Hristiyanlığın kurucusu Hz. İsa’nın doğumuyla onun kutlanmasıyla ilgili olarak geçekleştirilen etkinlik olarak tanıtılmıştır.

Cumhuriyet öncesi dönemde Türk milleti kendi tarihini ve kültürünü bir kenara bırakıp Arap İslam kültürünü ve tarihini benimsemeye yönelmiş, tarih ve kültürünü başlatan tarih olarak Hz. Muhammed’in Medine’ye göç tarihi olan 622 yılına izafeten dile getirip benimsetilmeye yönelmiş ve yönlendirilmiştir. Bunun sonucu olarak, Türk toplumu İslamiyet öncesi tarihi olaylarını İslamiyet öncesi kültür faaliyetlerini kendi malı olarak görmekten uzaklaşmıştır. Sadece bununla da kalınmamış takvim ve kronoloji sistemi de ay yılı sistemine göre düzenlenen hicri takvim ile dile getirilmeye başlanmıştır.

Bu nedenledir ki hicri takvimin yılbaşı olarak kabul ettiği tarih ile milat takviminin yılbaşı olarak kabul ettiği tarih farklı olduğundan Hristiyan Avrupa dünyası ile İslam dünyası arasında yılbaşı kutlamaları yapılacağı tarihler de farklılaşmıştır. Ne var ki toplumların kullandığı takvimler yılbaşı olarak farklı tarihleri kabul ettiğinden Çinlilerin yılbaşısı farklı İsraillerin yani Yahudilerin kutladığı yılbaşı farklı, İslam toplumlarının ve Hristiyan toplumlarının kutladıkları yılbaşı günleri farklıdır.

Şunu kesinlikle ifade etmek zorundayız ki yılbaşı kutlama etkinlikleri ile Noel kutlama etkinlikleri aynı değildir. Bu nedenledir ki yılbaşı kutlamaları sosyal kültürel etkinlik oluştururken, Noel etkinlikleri dini etkinlik dini bayram kutlamalarıdır. Noel’in kutlanmasında ağırlık, Hz. İsa’nın doğum gününün kutlanması olurken, yılbaşı kutlamalarında kullanılan takvimdeki senenin başlangıcını oluşturan tarihin kutlanması söz konusudur. Noel bayramları bile Hristiyan dünyasında 23 – 27 Aralık tarihleri arasında farklı tarihler de kutlama bulabilmektedir.

Ne var ki biz Türkler eski kültürlerimizi eski tarihlerimizi büyüteç altına alıp incelemeye tabi tuttuğumuzda gerek Noel bayramının gerek yılbaşı kutlama etkinliklerinin Türk kültüründe kutlama bulan eski dini veya sosyal etkinliklerden köken aldığını görmekteyiz.

Hunlar ve sonraki dönemdeki orta Asya bölgesi Türk devletleri ve kültürleri büyüteç altına alındığında yılbaşı ve Noel etkinliklerinin saya bayramlarından, beyaz bayramlardan, güneş bayramlarından, Nardugan bayramlarından onların İran ve Mezopotamya’ya ulaşıp oralardan Anadolu üzerine, oralardan da balkanlar, İtalya, orta Avrupa ve doğu Avrupa kesimlerine ulaşıp farklı adlar ile kutlanan bayramlara dönüşmesi de onlarında Noel bayramını oluşturmasından ibaret, yılbaşı etkinlerinden ibaret, bir bayrama dönüştüğünü tespit edebiliriz düşüncesindeyim.

Nitekim eski Türklerde kutlama bulan tahmini şubat ayına denk gelen karlı kışlı günleri esas alan, beyaz bayramla 21 Aralık esas alan Nardugan bayramının Noel ve yılbaşı etkinliklerinin kutlamalarını esas aldığını söyleyebiliriz düşüncesindeyim.

Çünkü Nardugan bayramını kutlama günü olan 22 Aralıktan itibaren esas alınan güneşli günleri gören gün süresinin uzayıp gece süresinin de kısalmaya başlaması söz konusu olan bir tarihtir. Nardugan kelimesini irdelediğimiz de nar tabiri ile güneşin Dugan kelimesi ile doğma tarihinin ifade edildiğini görmekteyiz. Bu yüzden Noel bayramını esas alan 23 Aralık tarihindeki güneşli günlerin başlamasını ifade eden bir tarih olarak Nardugan tabirinin kullanıldığını görmekteyiz.

Şunu da vurgulamamız gerekir ki Noel bayramları İsa peygamberin doğum tarihleri kabul edilirken Noel bayramları da bir doğum kutlaması durumunu ortaya koymaktadır. Türklerde güneşin doğumu yahut Türklerin tabiat dini uyarınca kutladıkları güneş tanrıçası Arinna veya Kübele’nin daha öncelerinde Apiyagaye diyerek adlandırılan tanrıçanın tabiat tanrıçası olan eşini öldürüp 21 Mart tarihlerinde yani nevruz bayramlarında diriltmesi olayının benzeri bir etkinliğin İsa’nın doğumu şeklinde Hristiyan dini etkinliklerine kaynaklık etmesinde görebilmemiz mümkündür kanaatindeyim. Bir başka deyişle Noel ve yılbaşı etkinlikleri eski Türklerin, Türk kültürünün tabiat bayramlarını Hristiyan dünyasının taklit etmesinden başka bir şey değildir.

Yine Roma’da kutlama bulan Güneş Tanrısının doğum gününün kutlamasının gerçekleştirildiği bir ocak tarihindeki kutlamaların da Mezopotamya ve balkanlar üzerinden, İtalya’ya gelip Hristiyan dünyasındaki Noel bayramının kutlama tarihini oluşturduğunu da rahatça söyleyebiliriz.

Bazı kaynaklarda Güneş Tanrısının doğum gününü esas alan çoğunlukla 1 Ocak tarihine işaretlenen bu Güneş bayramına Soley bayramı adının verildiğine de rastlamak mümkündür. Şunu da belirtmek isterim ki gerek beyaz bayram gerek Nardugan bayramı orta Asya kökenlidir. Anadolu topraklarında görülen Hitit imparatorluğunda, Urartularda, Friglerde ve Anadolu’daki kavimlerin pek çoğunda rastlamak mümkündür. Orta Asya kökenli bu kavimlerde bu bayram tarihine denk gelen zamanlarda görülen dini inançlarda güneş tanrıçasının eşi olan tabiat tanrısının öldüğü güne denk gelen bir bayramın yahut etkinliğin görüldüğü bir uygulama söz konusudur. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.