SON DAKİKA
Hava Durumu

Türk Irkının Musevilerle Münasebetleri

Yazının Giriş Tarihi: 03.12.2025 08:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.12.2025 08:34

Balazuri bu şehri, ilk Arap istilası seferleri dolay ısı ile Hazar şehri olarak zikreder. Ağaçeri ve Sabirler daha 5. asırdan beri Kafkasya ve Azerbaycan havalisini ele geçirdikleri için, kendilerine halef olan Hazarlara 7. asırda buralarda kuvvetli bir idare kurmak zor olmamıştır.

Fakat Arran Hristiyanları bu temaslar neticesinde evvelce Sabirler üzerinde tesis ettikleri dini nüfusu Hazarlar üzerinde artırmışlar ve Arran metropoliti İsrail Hazarlar arasında Hristiyanlık neşretmiştir. Varasan şehrinde yaşayan Hunların, yani Hazarların Hristiyanlığı kabulleri dolayısı ile onların eski Şamani dinleri hakkında da bazı bilgiler verilmiştir.

Bu malumata göre, Hazarlar büyük ilahlarına Tengri han diyorlarmış. Hazarların Kafkasya ile Azerbaycan’da hakimiyeti ve aralarında Hristiyanlığın yayılması 8. asır başında genişleyen Arap istilası ile sona ermiştir. Araplar, Azerbaycan’ın işgalini tamamladıktan sonra, 721-723’te Hazarların ülkelerine saldırdılar ve merkezleri olan Belencer’i işgal ettiler. Hazar hakanı İdil nehri etrafında bulunan ve ismi Arap kaynaklarında El. Bayza(Akkale) şeklinde geçen şehre taşındı.

Sonra Emevi orduları 731'de Süleyman B. Haşim’in idaresinde ve 732’de Ermeniye umumi valisi (sonradan halife) olan Mervan B. Muhammed’in kumandasında yine Belencere kadar giderek, tahribat yaptılar ve Derbent’e Arap muhafız kuvvetleri yerleştirdiler. Mervan Hazar hakanını, Etil şehrine kadar gidip, ezmek kararını vermişti ve o 737 senesinde 150.000 kişilik muazzam bir ordu ile Etile doğru büyük fakat tehlikeli bir sefer yaptı.

Mervan B. Muhammed Kür şehri üzerindeki Kasak şehrinden Hazarların Dağıstan‘daki ikinci büyük şehri olan Semender hedef olmak üzere ordusunun bir kısmı, Derbent yolu ile fakat büyük bir kısmı kendi idaresinde, Daryal geçidi yolu ile hareket edip Hazarlara ansızın saldırdı. Hazarlar buna karşı koyamadılar.
Mervan’da onların hiç beklemedikleri bir şekilde, bütün ordusu ile Etil şehrine doğru yürüdü ve hakanı orada mağlup etti. Hakan Şakaliba İdil Nehri’nin ötesine çekilerek Hazar Tarhan ismindeki komutanı idaresinde Araplara karşı koydu.

Mervan buralardaki Şakaliba’dan (hakana yardıma gelen Bulgarlardan) ve Hazarlardan 20.000 aileyi esir dip Derbend tarafına gönderdi.

Bu göç ettirilen hazar halkının bu sahaya gönderilmesinin neticesinde Azerbaycan sahasında hazar türklerinin yerleşmesi neticesinde pek çok Musevi Türk boyunun buralarda mevcutluğu söz konusu olmuştur. Şunu da vurgulamak isterim ki daha sonra Mısır’da ve Suriye’de devlet kuracak olan Selahattin Eyyubi’nin atalarının da bu Türklere mensup olup daha sonra Rengi devletinin olduğu sahaya göç etmiş, Eyyubi boyu olması büyük olasılıkla muhtemeldir.

Kavsar B. Asvad Anbari’nin idaresinde ordunun en seçkin fertlerinden 40.000 kişilik bir kuvveti tulumlar üzerinde nehrin karşısına geçirerek, ani bir hücum yaparak ve Hazar Tahran’ın kuvvetlerini perişan etmeye, hatta Tarhan’ın kendisini ele geçirerek, öldürmeye muvaffak oldu.

Bu savaşlarda Hazarlar on bin kadar ölü ve yedi bin kadar esir verdiler. Hazar hakanı Arap hakimiyetini ve İslamiyet’i kabul ederek, anlaşmak zorunda kaldı. Mervan hakana Etil’e dönmeye müsaade etti ve maiyetinden Sabit al Ashadi ile Abd al Rahman al Hulani isminde iki fakiyi Hazarlara İslam dinini öğretmeye memur ederek hakanın yanına verdi.

Bizans’a karşı seferlerinde de başarı gösteren Marvanın Terek ile İdil arasındaki bozkırlardan bu kadar kalabalık bir orduyu sevk ile bir kısmını İdilin karşısına bile geçirip, Emevîler tarihinde emsali nadir görülen bu seferi böyle yapabilmesi, kendisine evvelce 732’de Belencere kadar yaptığı seferde vaziyeti iyi öğrenmiş olması ile izah edilebilir. Mervan daha Önce Süleyman Haşini’nin seferinde de beraber bulunmuş ve Hazar ülkesi vaziyetini yakından öğrenmek fırsatını bulmuştur.

Mervan bu büyük seferinde Şakaliba (Bulgarlar ve onlara bağlı kavimler)’dan aldığı 20.000 esiri ve diğer esirleri Hazarap sınırı olan Derbent’in tarafına geçirerek, Samur köprüsü ile Şaberan arasına yerleştirdi. Hazar hakanının İslamiyet’i kabulü geçici bir siyasi tedbirden ibaret kalmış ise de maiyetine verilen iki kişiden Abd al Rahman b. Zubayr ile aynı şahsiyet olması pek mümkündür demek oluyor ki, Marvan’ın burada İslamiyet’i yaymak gayreti neticesiz kalamamıştır.

Hazarlar cenupta Araplardan ağır darbe yedikleri halde Avrupa’da ve Bizans sınırlarındaki nüfus sahalarında yedinci ve sekizinci asırlarda aleyhlerinde bir değişiklik olmadı. Bilakis Kırım ve Azak taraflarında nüfusları daha ziyade arttı. Kırım Gotları daha yedinci asırda Hazarlara tabii idiler. Hakan tarafından tayin olunan valilerden Fanagur’un ismi 710 yıllarında geçmektedir.

Bu valilere bütün Göktürk devletinde ve Hazar devletinin diğer yerlerinde olduğu gibi Kırım’da da Tudun yada Tuyun denilmiştir. Gotlar kendi şehirlerinde hakimiyetine sahiptiler. Hazarlar bu hakimiyeti yavaş yavaş ortadan kaldırdılar ve 787’de Gotların Kırım’daki kaleleri olan Doros’u işgal ederek, Kırım da Gotların hakimiyetine son verdiler. 835 te Hazarlar Don nehri üzerinde Sarkii kalesini inşa ederek, bozkır kavimlerine karşı tedbirler aldılar. Ukrayna merkezi olan Kiyev Hazar hakanına tabi üç kabile tarafından tesis edilmişti. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.