Değerli okurlarım büyük şehirlerimizde genişleyen şehir yapısı bünyesinde yeşil alanlar parklar oluşturulmaya çalışılırken bir yandan da ama bilerek ama bilmeyerek şehirlerimizdeki meydanlar ve parklar yeşim alanlar daraltılmakta yahut ortadan kaldırılmaktadır. Yeşil alanların ve parkların alanların meydanların daralmasında ortadan kalkmasında temel 2 sebep yatmaktadır. Bunlardan birincisi şehirlerin gelişmesi sırasında ortaya çıkan mesken sıkıntısına cevap vermek üzere yapılacak yeni meskenlerin yapılış yeri ve sahası olarak park alanlarına yeşil sahalara yönelinmesi meydanların ve tarihi mekanların daraltılmasında ortadan kalkmasında ise şehirleşmenin ihtiyacı olan alışveriş merkezleri oteller gibi tesislerin yapılması içinde bu sahalardan istifade edilmesine yönelinmesidir. Pek çok büyük şehirimiz de bulunan halkın istifade ettiği alanlar yeşil alanlar harap olmuş tahrip olmuş. Tarihi binaların yer aldığı araziler hep bu nedenlerle ortadan kalkmış yerlerinde ya siteler halinde yerleşim mekanları yahut oteller alışveriş merkezleri boy göstermeye başlamıştır. Böyle görülüyor ki bu fulyadan bandırmamızda nasibini almaktadır ve alacaktır. Nitekim bandırmanın önemli yeşil sahalarından biri olan halk tabiriyle koyunculuk enstitüsü diyen devlet teşekkülünün arazisinden önemli bir kısım alan üniversite fen lisesi hastane devlet hastanesi yapılmak üzere bu teşekkülden koparılmış yeşil alan olarak kalması muhtemel bu arazi binalaşmaya tahsis edilmiştir. Bununla da kalınmamış bu teşekkülden yeni arazi parçaları koparılma yolunda kanun teklifleri verilme bu yolla bu teşekkülün bazı önemli miktardaki arazileri ondan koparılmaya çalışılma durumu ortaya çıkmıştır. Balıkesir üniversitesi adına ondan yer talep etmeler olduğu yolunda mevcuttur. Bu tür talep ve girişimler süreceği de şüphesiz görükmektedir. Bir yandan koyunculuk enstitüsünü hedef alan ve alacak bu gibi teşebbüs gibi girişimler şehrimizin yeşil alanlarını daraltacak gözükürken medyadan haberler esas alınırsa yine aynı sahalara yakın milli savunma bakanlığı elindeki yeşil alan durumundaki sahalarda milli savunma bakanlığı elinden alınıp toki vasıtasıyla inşaat alanı haline getirilecektir. Eskilerin bilgisi ile söylemek gerekirse bir zamanlar bandırmada yer almış 50. Alayın arazisini oluşturan bugünkü yeşil alan durumundaki sahaların medyada tokiye devredilip buralara lüks villalar yapılacağı lüks binalar yapılacağı yolunda söylentiler yer almaktadır. Eğer bu söylentiler gerçek olursa bandırma önemli bir yeşil alanını daha kaybedecek büyük ihtimalle bu sahada başlayan binalaşma belediyeye devredildiği söylenen general balcı çamlığını bile içerecek duruma gelebilecektir. Bu sahada sadece askeriyenin elindeki bu topraklar değil halk arasında bazı kesimlerin arzusu olarak dile getirilen olmasını hiçbir zaman arzulamadığım ve kanaatimce bandırmalının da arzulamadığı 6. Ana jet üssünün kalkması halinde onun yerinin de büyük oranda yerleşim alanı haline döndürülmesi söz konusu olabilecektir. Bence olası ihtimal olmasa da Bandırma’da önemli bir kesimin 6. Jet ana üssünün kaldırılması arzuladığını yer yer bu kitlenin kendi arasında bu yolda konuşmalara şahit olunduğunu düşünmekteyim. Bandırmanın yeşil alanlarının gözden çıkarılması noktasında sadece askeriyenin elindeki topraklara ve koyunculuk enstitüsünün topraklarına göz dikildiğini söylemek şeklindeki düşüncemi başka alanlar içinde dile getirmek mümkündür kanaatindeyim. Öyle görülüyor ki yeşil alanları hedef alan inşaatlaşmalar ve gelecekte yeşil alanlarda inşaatlaşma sahaları yaratmayı amaçlayanlar Bandırma için önemli bir yeşil alan durumundaki livatya sahasına da göz dikmiş durumundadırlar. Bunun göstergesi olarak bu sahalarda eskiden görülmeyen kesimlerde bir takım tek katlı veya çok katlı binaların yapılmaya başlanmasını hatta bu amaca yönelik olarak arazi elde edip ilerde rant oluşturmak maksadıyla livatya sahasında devletin veya ortada görülmeyen şahıs arazilerinin işgal edilmeye başlandığı yolunda söylentiler mevcuttur. Bu söylentileri esas alırsak kamu arazilerinde kendi kafalarına göre arazi çevirmekte çevirdikleri arazileri bir yandan ağaçlandırırken bir yandan çiftlikleştirmeye yönelmektedirler. Onları bu yönde yüreklendiren devletin 2b arazileri konusunda izlediği satışlar olduğu ortadadır. Onlar bu yolla ele geçireceklerini daha sonra mal sahibi olarak ellerinde bulunan bu arazilerde bina yaparak yaptırarak satış yoluyla elde edecekleri kazancı hesaplayarak bu icraatları yapmaları karşısında livatya sahasında gittikçe arttığı söylenen bu tür girişimler karşısında milli emlakın milli emlak servisinin ne iş yaptığını sormamak mümkün mü? Aynı şekilde livatya sahasındaki sahipsiz görünen çok varisli veya sahipleri uzakta bulunan arazilerde aynı icraatleremuhattap tutulmakta o arazilerde bence ellerine geçirenler tarafından gelecekte inşaat sahası adayı olarak görülmektedirler bu sahada belediyelerin yaptığı yollar su ve elektrik dağıtımları livatya sahasının yakın gelecekte iskanmahali yerleşim yeri haline çevrileceğini düşündürmektedir. Önemli bir yeşil arazi olan şehitler mezarlığı ve çevresindeki yeşil alanlar ama belediyenin Pazar yapımı ama özel sektörün inşaat girişimleri sızmalarıyla daraltılmaktadır izlenimi vermektedir. Sözün kısası inşaat sektörü Bandırmamızda boş bulduğu sahalara ama devlet eliyle ama özel sektör eliyle göz dikmiş binalar yapmak peşindedir. Nitekim tarihi mekanlardan eski devlet hastanesinin arazisi eski sigorta hastanesinin arazisi tekel binalarının yerleri eski çocuk sarayının yeri hep yeni bina yapımına aday gözükmektedir. Bunun yanında başlangıçta sözünü ettiğim askeri alan ve sahalar yani yeşil alanlar hep inşaat sektöründe olan sahalardır. Hele livatya sahası tamamen paylaşılmayı bekleyen bir kurban konumundadır düşüncesindeyim. Bu yüzden gerek büyükşehir belediyesinin gerek bandırma belediyesinin gerekse milli emlakın yani maliyenin bu tür yerlerin korunması korusunda gerekli tedbir ve çabaların ortaya koyması gerekir kanaatindeyim. Biz bandırmalılar olarak yeşil alan durumundaki askeri arazilerin maliye arazilerini belediye arazilerin özel sektöre yap, işlet, devret sistemiyle verilip bina yaptırılmasına gerek toki teşkilatına tahsis edilip toplu konut sistemi uyarınca bina yaptırılmasına engel olmalıyız düşüncesindeyim. Buna da öncelikle medyada dillendirilen eskiden bandırmada yer almış 50. Alayın arazisinin binalaştırılmasına tepki koymakla başlamalıyız düşüncesindeyim. Bandırma olarak duyarlı olmalı ama bu duyarlılığımızı yeşil alanların ve meydanların devlet arazilerinin korunması için vereceğimiz tepkilerin bu yolda yapacağımız çalışmaların legal ölçüler içerisinde olması gerektiğini unutmamalıyız. Bandırma yeşil kalmalı askeri boş araziler meydanlar çok varisli olduğundan boş kalmaya mahkum arsalar mutlaka ağaçlandırılmalıdır. Bandırma gelişmeli ama yeşile dayalı özelliği değişmemelidir.