Değerli okurlarım,
Son 10 yıldır osmanlı devletini türk devleti sayma modası iyice abartılarak dillendirilmeye başlamıştır her zaman belirttiğim gibi osmanlı devletini tam bir türk devletisaymak bence hatalıdır. Çünkü Osmanlı devleti bir imparatorluk olarak bir hilafet devleti olarak çok uluslu hatta ümmetçi zihniyet sahibni bir devlettir Osmanlı. Halkını bir ara da tutan osmanlı hanedanının temsilcisi olan imparatora yani sultana itaat islamlar açısından ise islam halifesine bağlılık ve itaat etme duygusudur. Üstelik osmanlı padişahları babalarının dışarıdan evliliği sebebi ile dededen toruna gelme şekliyle biyolojikman türk değildirler. üstelik onların hesabına iş görev sadrazam ve vezirler kapı kulu ocakları denilen başta yeni çeriler olmak üzere askerler de türk değildirler hal böyle olmasına karşılık osmanlıca denilen lisanı kullanan türkçe farsça arapça karışımı bir dil sahibi olan dil birliği din birliği bulun mayan bu devlete türk devleti demek ne kadar doğru olabilir sonuç olarak osmanlı devleti kozmo polik bir imparatorluk olduğundan türk devleti demek farazi olarak bile oldukça zordur.Ulusal bir devlet olmayıp bir hanedan devleti olan bu devletin karışık yapısını karışık etnik yapısını en iyi ortaya koyacak görevli tetkikini sergilenişini sadrazaman denilen osmanlı başbakanlarının özgeçmişlerin de görmek mümkündür. Bu özgeçmişlere baktığımız da başlangıç ta öz türk olan başbakanların önce bazı rivayetlere göre hanedan mensubu olarak başlamasına karşılık daha sonra devlet beylikten çıkıp imparatorluk olunca ulusallığını yitirdiği gibi devleti yönetenlerin de türklüğünü yitirdiğini açıkça görmek mümkündür sırası ile osmanlı başbakanlarına baktığımız da şu özgeçmişleri görebiliriz:
Osman Bey ancak bir aşiret beyi idi. Silâh arkadaşları vardı. Onlarla müşterek seferler yapıyordu. Fakat zamanla ülkesi genişledi. Bazı tedbirler almak icabetti. Son zamanlarına doğru rivayet edildiğine göre Alâettin 'Alâüddin) Paşa kendisine vezirlik (Bakanlık) etti.
Bu Alâettin Paşa’yı, bazı tarihler Osman Gazi'nin oğlu, Alâüddin Beyle karıştırmıştır. Rivâyete göre Alâüddin Paşa'nın babası Hacı kemalüddin’dir. Eğer bu rivâyet doğru ise, Alâüddin Paşa OsmanlI Tarihinin ilk veziridir. Böylece Osmanlı Devletinin ilk SADRÂZAMI (Başvekil) olmuştur. Zamanının âlimlerinden Çandarlı Kara Halil Paşa ile birlikte devletin ilk muntazam ordusunu kurmuştur. Bu «YAYA» verilen asker sınıfı idi. Kentlerde adlî işlere bakmak üzere «KADI» inzibat işlerine de bakmak üzere «SUBAŞI» tayin edilmesi gibi yönetim işlerini de o kurmuştur. Hüseyin Hüsamettin, Alâettin Bey'e ait yazmış olduğu uzun bir yazıda, (bk. Toem, XIV, 307, 380 ve XV, 128, 200), bazı yerde zayıf, indi ve bazı yerde de isabetli mütalâalar yürütüldükten sonra Orhan Bey’in zevcesi Asporçe Hatun'a ait Temmuz 1323 (Ramazan 723) tarihli bir vakfiyeden bahsetmekte ve bazı önemli kısımlarına da yazmaktadır. İşte bu vazifiyede AlâettinBey'in Alâettin Paşa’dan başka olduğu görülmektedir. (1)Asporçe Hatun vakfiyesinde, Alâettin Paşa'nın, Osman'ın oğluolduğuna dair, bir kayıt bulunmayıp, yalnız vezir olduğu tasrih edilmiştir. Bu vazfiyedeki vezir Alâettin Paşa’nın elkabı (Rütbeye göre değişen şanlar) ile Alâettin Bey'in 1333 (733) tarihli vakfiyesindeki elkap karşılaştırılacak olursa, evvelkinin devlet yönetimi ile meşgulvezir (Bakan) ve İkincisi nin de bir emîr ve kumandan olduğu görülür. Zaten Orhan Bey’in Alâettin Paşa’dan sonraki vezirlere olan Ahmet b. Mahmut, Hacı ve Sinaneddin Yusuf’un hep paşa ünvanı ile anıldıklarını Orhan Beyin’in bir temliknâmesi dolayısiyle (bk. Belleten, Sayı: 9) söylemiş olduğumuzdan, OsmanlIlardaki Paşa ünvanının vezirlere de alem (Bayrak) olduğu anlaşılmaktadır. AlâettinPaşa Bursa'da babası Osman Gazi'nin türbesinde yattığı söylenir.
1- NİZAMEDDİN AHMET PAŞA'nında 1331 yılında sadrazamlık görevinde bulunduğunu zuhuri danışmanın Osmanlı İmparatorluğu tarihi kitabının 14. cü cilt, 221 sayfasında belirtilmektedir.
1- SÜLEYMAN PAŞA (1316- 1358/1359): 1336 yılından itibaren 24 yıl sadrazamlık görevinde bulunmuştur. Avrupa kıt’asına geçen ilk Osmanlı kumandanıdır. Orhan Bey'in oğludur. Babasının hükümdarlığı sırasında Karesi Beyi idi. Amcası Alâettin Paşa'nın ölümüüzerine vezir olmuş ve serdarlığa tayin edilmiştir. Hazırlatmış olduğu sallarla, Anadolu kıt'asındaki Aydıncık civarından askerlerini Rumeli'ye geçirmiş ve hayli yer işgal etmiştir. Bir gün avda attan düşerek ölmüş olduğu rivayet edilir. Mezarı Bolayır'dadır. Namık Ke-
mal'in mezarı da onun türbesinin yanında bulunmaktadır.
1- MAHMUT OĞLU AHMET PAŞA: 1348 yılında Sadrazamlık görevine tayin edilmiş ve bu vazifeyi yapmıştır. Babası Ahî Mahmut’tur.
1-SİNANÜDDİN YUSUF PAŞA: 1360 yılında vezir olmuştur. Orhan Gazi devrinin son veziridir. Babasının adı Müslihittin Mûsa Bin Mecdüddin İsâ'dır. Ahîlerden olduğu tahmin edilmektedir (2).'