SON DAKİKA
Hava Durumu

İNTERNET BİLGİLERİNE GÖRE MEDİNE MÜDAAFASI VE FAHRETTİN PAŞA

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

 (Osmanlı askerleri Medine’de)

Falih Rıfkı Atay‘ın o günlere dair aktarımları şu şekildedir;

—alıntı—

Raylar, bombalarla atıldı, bir suikastin tamiri günlerce sürdü,

Lokomotifler oduna muhtaçtı. eğer trenler muntazam işlerse, yalnız

Suriye’nin bütün ağaçlarını değil, şehirlerin bütün ahşap evlerini, eşyasını

da yakmak lazım gelecekti, trenler gittikçe yavaş yürüdü. Üç gün üç gece,

Süren yol, bazen bir ay devam etti!

Birgen karargahınızdan gelen genç zabitlerden birine “Fahri paşa ne

Yapıyor?” dedim. “-hiç.. birkaç siper.. bir avuç asker. etrafta faysal’ın

hecin suvarları.. Aşiretler, kabileler, Fransız ve İngiliz zabitleri var. su

içen, yemek yiyen, bütün faydasız ahaliyi Şam’a gönderdik, dedi.

siperlerin kısım kısım haftada bir izinleri vardır. Fahri paşa bunları

evvela Medine’nin küçük bahçesine götürür ve karagöz seyrettirir. Askerlerin

Karagöz sevgisini iyi bilen fahri paşa, orduya vereceği tüm emirleri,

Karagöz konuşmaları vasıtasıyla verdirir.

eğer bazı sözleri varsa, karagöz vasıtasıyla askerlerine bildirir. zira

anlaşılıyor ki, bu köylüler karagöz’ün sözüne, gazetelerden,

beyannamelerden, nutuklardan ziyade inanıyorlar. eğlence bittikten sonra

paşa, askerlerini alıp, peygamber mezarına götürür, sonra hepsini birer

birer alınlarından öperek siperlerine yerleştirir..”

birgün, zabitlerinden biri bir torba getirdi. o nedir dedim, efendim,

siz çekirge tavası yemediniz mi? hayır? çok lezzetlidir. aç kahramanlarınız

muhakkak üç dört günde Afrika’nın bütün çekirgelerini bitirmişlerdir.

siz, en bahtsız günlerde, sultan selim’in astığı bayrağı, bana elimle

indirtmeyiz, dediniz. Medine için kaç asker feda edersiniz? bir mi, bin mi,

üç bin mi, bana ne bırakırsanız bırakınız, peygamber mezarının kubbesi

başıma yıkılmadıkça, mezara, hiçbir yabancıyı sokmam, dediniz..

—alıntı—

Fahrettin paşa’nın tarihe geçen meşhur “çekirge talimatnamesi” ise aynen şöyledir;

—alıntı—

Çekirgenin serçe kuşundan ne farkı var ? Yalnız tüyü yok. o da serçe gibi kanatlı ve uçuyor. Bitkilerle besleniyor, temiz ve taze şeyler yiyor. Hem de tiryaki ve keyif sahibi, tütün ve limondan zevk alıyor. ayrıca hicaz, asir, yemen ve Afrika bedevilerinin başlıca gıdası çekirgedir. Bedeviler sağlamlıklarını ve zindeliklerini yedikleri çekirgeye borçludurlar. çekirgeyi develerde büyük zevkle yiyorlar. Dizlerinin bağı çözülenlere, basurlulara ve romatizmalılara şifadır.

—alıntı—

4. ordu komutanlığı erkan-ı harp reisliği ali Fuat Erdem Paşa’nın anılarından aktarılanlar ise şöyle;

—alıntı—

Tabiat düşmandı, güneş düşmandı. Asıl düşman sinsi dinamit ve taşların

Arasına saklanmış dinamitçilerdi. Karakollarımız yoksulluk içinde idiler.

Demiryolu üzerinde su noktaları çok azdı. Karakollara lazım olan su, özel su

Vagonları vasıtasıyla haftada bir dağıtılırdı ve depolar içinde saklanırdı.

Taze sebze ve taze yemiş nadirdi… Yakıcı güneş altında, bazen sabahtan

akşama kadar devam eden çarpışmalarda bu genç subayların dudakları

parçalanır, burunları çatlar…

Medine demiryolu binlerce Türk askerinin şehit olduğu ve gömüldüğü

yerlerin uzayıp gidişini gösteren bir güzergah oldu. hicaz hattı şehitlerinin mezarı yoktur.

—alıntı—

Bu esnada düşman da boş durmuyordu.

Mekke emiri şerif Hüseyin ‘kıble’ adlı bir gazete çıkarttı, yığın yığın dergileri, Hindistan’a, mısır’a, sudan’a İslam memleketlerine gönderip, Türk askerlerine karşı her cephede savaşa çağırdı.

Şerif’in askerleri, Medine’nin kırk kilometre batısındaki “biriderviş” bölgesinde vuku bulan savaşta, 15, 20 km. daha gerilemeğe mecbur oldu. Sonra bölgede tutunmak istemiş, bir cephe açmak istemişlerse de Fahrettin paşa ve emrindeki bir avuç Türk evladının kararlılığı karşısında başarılı olamamışlardır.

Fahrettin paşa, demiryolunda nöbet tutan askerlerin her gün üçer beşer güneş çarpmasından öldüğünü görür. Önce nöbet saatini yarım saate kadar indirir. Sonra, her nöbetçi askerin yanına bir (saka) su taşıyıcısı koyar. Yani nöbete iki kişi çıkılır, biri saka, diğeri nöbetçi asker, sonra, nöbetçi askerlerin üstünden ağırlık yapan fişek sayılarını da indirir.

Fahri paşa, Medine ve çevresine mevsiminde sık sık yağan çekirgeden zarar yerine faydalanmanın yolunu buldu. o zamana kadar her yağışında mahsülü kemirip yok eden çekirgeleri daha mahsüle dokunmadan toplatıp, başta kendisi olmak üzere askerine yedirmeğe koyuldu. Çekirgenin tavasını, kavurmasını, salatasını, karargah tabldotuna koyduran paşa, kıtalara yaptığı emirlerde herkese bu pek lezzetli yemekleri tavsiye eder ve “elinizde fazla kalır da bana hediye gönderirseniz, memnun olurum” diye askerlerin mümkün olduğu kadar çok çekirge toplamasını teşvik ederdi. Aynı zamanda, İngiliz altınlarının adeta oluk gibi aktığını gören ve hele bu alabildiğine yayılıp giden kupkuru çöllerin belli başlı yiyeceği olan pirinç ve unun da ancak İngilizlerin hakim oldukları deniz yollarından bol bol gelebileceğini, gelmekte olduğunu gören bedeviler, başlarında şeyhleri, reisleri olduğu halde, bizden yüz çevirip, kafile kafile şerif kuvvetlerine katılmak suretiyle, sayıca kuvvetleniyorlardı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.