Ne var ki adaletli olarak bilinen Hz. Ömer Hz. Ali’ye dolayısıyla Haşimi ailesine hilafete kapatmak için yaptığı davranışlarla düşünceme göre adaletli denebilme durumunu yitirmiş gözükmektedir. Üstelik Hz. Ömer Kudüs’ü kendisine teslim edeceğini söyleyen Kudüs metropolitine ondan Kudüs’ün anahtarlarını almaya giderken tek bir deveyle kölesiyle birlikte yola çıktıklarında anlatımlara göre köle ile deveye sırayla binmektedirler.
Şehre girerken deveye binme sırası köleye geldiğinde kölenin ısrarlarına rağmen şehre girerken kendisi yayan köle deveyle şehre girmiş olmasını onun adaletine bağlayanlar bu nedenle de onu övseler de bence Ömer adaletli davranmaktan çok Hristiyan dünyasına kendisinin adaletli bir kişi olduğunu göstermek amaçlı bir propaganda gerçekleştirebilmiştir düşüncesindeyim.
Gerçekten adaletli olan bir İslam’ın kölesini azat etmiş olması gerekirken Hz. Ömer’in köle sahibi olması bir yana yapılan bu gösterişin onun gerçekçi bir adalet uygulamacısı olmasını söylemek için Hz. Ali’nin hilafet hakkının yenmesini eşi Fatıma’nın onun saldırısı nedeniyle ölmüş olmasını düşünürsek Ömer’in adaletinden söz etmenin ne kadar gerçekçi olduğunu söylememizin mümkün olduğunu düşünmek gerekir.
Hz. Ömer kendisi de bir saldırıya uğrayıp yaralandığında ölmeden önce yerine halife olması konusunda bir kişiyi göstermesi istendiğinde aday göstermeyip Emevi soyuna mensuop kişilerden oluşan bir kurulun aday tespit etmesi konusunda görevlendirme yapması da oldukça dikkat çekici olmuştur. Onun gösterdiği bu kurul yine Hz. Ali’yi devre dışı bırakmış, Emevilerden Osman’ı halife yapmıştır.
Peş peşe bu icraatlar nedeniyle Hz. Ömer’in adaletinden bahsetmeleri oldukça zor bir görünüm arz eder. Üstelik hilafeti Emevilere kazandırması nedeniyle İslam dünyasında Emevi Haşimi çatışmalarının dolayısıyla Emevi ve Ali taraftarlarının bugünkü tabirle Sünni- Şii çatışmalarının başlatıcısı da Hz. Ömer olmuştur düşüncesindeyim.
Sonuç olarak Hz. Ömer Kudüs’ü İslamlara kazandırmış olsa da İslam dünyasında Emeviciliği başlatmış. Dolayısıyla Sünni, Şii ve harici diye İslam’ın bölünmesinin sebeplerini o yaratmıştır demek mümkündür düşüncesindeyim. Şunu da hatırlatmak isterim ki Hz. Muhammedin hadislerine dayanarak dile getirdiğini söyleyebileceğimiz Türklere ilişmeyin onlarla çatışmayın yollu uyarılarına rağmen İslam Arapların Türklerle savaşması onun zamanında başlamıştır.
Türkistan sahasına yapılan ilk saldırılar onun döneminde gerçekleşmiş, onun açtığı yoldan Araplar oldukça çok Türk kanı dökmüşlerdir. Bu nedenle biz Türk milletine zarar veren kişiler arasında ondan da söz edebilmemiz pekala mümkündür düşüncesindeyim. Bugün Hz. Ömer’i övenler dile getirdiğim yoldaki pek çok kaynakta yer aldığını söyleyebileceğimiz bu bilgilere rağmen Hz. Ömer’i nasıl hala övebilmektedirler anlamak oldukça zordur. Unutmayalım ki Şii dünyasındaki insanlarımız evlatlarına Ömer adını koymaktan hala sarfınazar etmektedirler. Üstelik Hz. Ömer’den sonra Kudüs ebediyen İslamlarda kalamamıştır.
Şunu da vurgulamak isterim ki Hz. Ömer Kudüs’ü islamlara geçmek üzere teslim alırken kendisine şehrin anahtarını teslim eden Kudüs metropolitiyle yaptığı görüşmede Hristiyan camiasına Kudüs’teki kutsal yerleri açısından ilk taviz veren İslam lideridir. Bugün Kudüs’te Hristiyanlar kendilerine ait kutsal gördükleri yerler üzerinde hak sahibi iseler bu hak sahipliğini ilk başlatan İslam lider Hz. Ömer’dir diyebiliriz düşüncesindeyim.
Yine şunu da belirtmemiz gerekir ki Hz. Ömer peygamberin sağlığında İslam kadınların giyim kuşamları hakkında tesettürlü olmalarını düşünüp peygamberden bu konuda Allah emirlerinin olup olmadığını soran bir başka deyişle kadınların örtülü olmaları gerekip gerekmediğini soran bir kişidir. Dini anlatımlarda onun Müslüman hür kadınların köle kadınlardan farklı olduğunun anlaşılabilmesi için hür İslam kadınlarının göğüslerinin veya mahrem yerlerinin örtülü şekilde olmasının gerektiğini peygambere hatırlatan kişinin Ömer olduğu yolunda anlatımlar mevcuttur.
Ve yine onun peygamberden bu istekte bulunması üzerine Cebrail tarafından getirilen ayetlerle kadınların örtünmesi yolunda emirler geldiği rivayeti mevcuttur. Bu yüzdendir ki kadınların örtünmesiyle ilgili gelen ayetlere İslam dünyasında Ömer ayetleri denmektedir yolunda anlatımlar mevcuttur. Bu bilgileri esas alırsak bugün İslam dünyasında kadınların tesettürlü giyimlerinin ilk düşüncesini ortaya koyan Hz. Ömer’dir demekte mümkündür kanaatindeyim. Devam edecek…