SON DAKİKA
Hava Durumu

Geçmişte Kudüs Şehrine Hakim Olmuş Şahsiyetler Hakkında Hatırlatmalar

Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2026 09:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 09:07

Hepimiz biliriz ki Filistin’in dolayısıyla Ortadoğu’nun en eski şehirlerinden biri olan Kudüs şehri ilk kuruluşunu Filistler denilen insan topluluğuna borçludur. Bu kavim eski çağ göçlerinde deniz kavimleri göçleri sonunda bu sahaya gelmiş bir kitle olarak gösterilir. Deniz kavimlerinin bazı anlatımlara göre Orta Asya üzerinden Karadeniz’in kuzeyinden geçerek balkanlar üzerinden deniz kıyılarını takiben Ortadoğu’ya indikleri yolunda anlatımlar mevcuttur. Bu bilgi esas alınarak Filistlerin Turani kökenli olduğu yorumlaması yapılabilir düşüncesindeyim.

Ancak daha önceki yazılarımda yer yer belirttiğim gibi bazı kültürel öğelerinin benzerliği nedeniyle hangi yolla geldiği tam açıklıkla söylenemeyen İbranilerin de Turani ırkla benzeşen bir kavim olduğunu hatırlatarak İbranilerin Kudüs şehrini Filistlerden alıp bu sahaya yerleştiğini dile getiren bilgiler mevcuttur. Kudüs şehri İbranilerden Asurlulara, Asurlulardan Medlere, onlardan Perslere geçmiş. Pers hakimiyetinden sonra İskender imparatorluğu ve onun ardılları olan devletlere, Roma’ya, Bizans’a geçmiştir. İbraniler iki kere Kudüs’ten uzaklaştırılmışlarsa da bu uzaklaştırılmaların en sonuncusu roma zamanında gerçekleşmiştir.

Bu uzaklaştırılan Yahudi toplulukları dünyanın hemen hemen her yerine dağılmışlarsa da milli benliklerini yitirmemişler, dinlerini ve dillerini korumayı başarmışlardır. Kudüs şehrini en son hakim olan Bizans elinden İslam Araplar tarafından kurulan İslam halifeliğinin ikinci halifesi Ömer bu şehre hakim olmuştur. İslam dünyasının elinde aralıklı olarak kalacak olan bu şehir hakimiyeti nedeniyle geçmişte Hz. Ömer hakkında söylenmiş ve yazılmış güzel anlatımlar mevcuttur.

Şunu da hatırlatmak isterim ki Musevi ve Hristiyan dünyanın önem verdiği kutsal mekanlara sahip olması ile tanınan Kudüs Ömer devrinden başlayarak İslami açıdan kutsal mekanlara da sahip kılınmıştır. Bugünlerde ülkemiz kamuoyunda bazı siyasilerin Kudüs’e hakim olmayı başaran kişiler olarak sayıp övdüğü günümüz yöneticilerinin de bu kişilere benzemesini istediği şahsiyetler Ömer devrinden itibaren sıralana gelmişlerdir. Bu şahsiyetler başta Hz. Ömer olmak üzere Selahattin Eyyubi, Yavuz Sultan Selim ve 2. Abdülhamit olarak dile getirilirken bu kişilere yapılan özendirmeler nedeniyle ülkemizde ümmetçiliğin, hilafetçiliğin propagandasının yapılmaya çalışıldığını düşünebilmek mümkündür kanaatindeyim.

İşin bu yönü bir yana haklarında övgüler düzülen bu şahsiyetlerin yaşantıları sırasındaki hatalarından hiç bahsedilmemesi oldukça dikkat çekicidir. İslam dünyasını Kudüs’e sahip kılan Hz. Ömer Kudüs’ü İslamlara kazandırırken yaşantısında bazı hatalar da yapabilmiştir. Düşünceme göre onun ilk hatası Hz. Muhammed hasta yatağındayken etrafındakilere “kağıt kalem getirin size benden sonra yapacaklarınız hakkında bilgiler yazdırayım” dediğinde kağıt kalem getirilip Hz. Muhammed’in isteklerini yazdırmasını “hastadır, bilgileri yanlış olarak verebilir” diye engelleyen Hz. Ömer olmuştur. Bu nedenle Hz. Muhammed’den sonra peygamberin kimin yerine geçmesini belirtmesini o ortadan kaldırmıştır şeklinde değerlendirmeler mevcuttur.

Yine peygamberin vefatında Kur’an’ı ezbere bilen sure ve ayetleri mealleriyle çok iyi bilen bizzat Hz. Muhammed’in yetiştirmesi ve en yakını olan Hz. Ali’nin halife seçimlerine katılmaktan mahrum bırakılmasını sağlamak için Hz. Ali peygamberin defin işleriyle uğraştığı sırada yaptırdığı halife seçimleriyle onu devre dışı bırakan dolayısıyla peygamberden sonra hilafetin Haşimlerden Emevlere geçmesini yaratan Hz. Ömer olmuştur değerlendirmesini yapanlar da mevcuttur.

Hilafetin Emevilere geçmesini kolaylaştırabilmek için Hz. Ömer’in bilerek Hz. Ebubekir’i öne sürüp halife seçtirdiği söylenebilir düşüncesindeyim. Ne var ki bu seçim Hz. Ali ve ailesi tarafından önce onaylanmadığında Ömer’in devreye girip Hz. Ali ailesine baskı yaptığı söylentisi mevcuttur.

Geçmiş yıllarda yanılmıyorsam Gözcü gazetesinde veya Sözcü gazetesindeki yazılarında Rıza Zelyut dile getirmiş, hatta Hz. Ömer’in bu seçime itiraz eden peygamberimizin kızı Hz. Fatıma’yı dövüp kaburga kemiklerinin kırılmasına neden olduğu hatta bu olay sebebiyle Hz. Fatıma’nın hayatını kaybettiği yolunda bilgiler dile getirdiğini hatırlarsak Hz. Ömer’in Ebubekir’in halifeliği konusunda yaptığı baskıların olduğunu söyleyenlerin doğru söylediğini düşünebiliriz.

Ömer Ebubekir’e yaptığı bu hizmetten sonra karşılığını aldığını da söyleyebiliriz. Çünkü Ebubekir ölmeden önce kendisine hilafeti sağlayan Hz. Ömer’i kendinden sonra halife adayı göstermiş ve tavsiye etmiş, dolayısıyla kendisinden sonra Ömer’in halife olmasını sağlamıştır. Hz. Ömer halife olduktan sonra yaptığı icraatlarla adaletli davranmış bir halife olarak bilinir. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.