SON DAKİKA
Hava Durumu

Bandırma 11 Şubat 1920 Tarihli Kurtuluş Gününü Neden Değerlendirmez?

Yazının Giriş Tarihi: 13.02.2026 09:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 09:00

Yine Ödemiş’te bir grup silahlı milisin Yunanlılarla yaptığı ilk mücadelede İzmir’de gerçekleştiği düşünülürse İzmir hakikatten kurtuluş harbinin ilk başladığı yerdir. Gerçi bu ilklik konusunda Balıkesir’imizi de hak sahibi yapan icraatlar vardır. Mesela 172. alay komutanı Albay Ali Çetin Kaya’nın Ayvalık’ta yaptığı resmi asker ile gerçekleşen ilk silahlı mücadelede kurtuluş harbinin ilklerindendir.

Yine Balıkesir kongresi de ilk yerel kongrelerdendir. Bunlarda Balıkesir’imizi kurtuluş harbi açısından ilk dedirtecek icraatları oluşturmaktadır. Ne var ki Bandırmamızı böyle icraatlar açısından söz sahibi olan yerler arasında görmemiz mümkün değildir. Bırakın ilk icraatları, Bandırmamız kurtuluş harbi açısından vatandaşının göğsünü kabartacak herhangi bir faaliyete sahne olmuş bir yer değildir. Oysa İzmir işgal olmadan önce hiçbir işgal yaşamadığı halde Bandırmamız Yunan işgalinden önce iki işgal daha yaşamıştır. Bu yönüyle Bandırmamız Güney Marmara’da başlı başına ayrı bir durumdadır.

Zaten Yunan işgali açısından Bandırmamız Yunan işgalini en son gören yerlerden birisidir. Ama yine de vurgulamak isterim ki Bandırmamız Yunan işgaline en son uğrayan yerlerden olmasını Osmanlının başkenti İstanbul’a yakınlığına ve o dönemlerdeki yöneticilerin İstanbul hükümeti ile dolayısı ile işgalci itilaf devletleri ile iş birliği halinde olmasına borçludur. Kaldı ki zaten Bandırma şehrinin halkının önemli bir kısmı Rum, Ermeni, Yahudi gibi azınlıklardan oluşmaktadır. Geriye kalan İslam ahalinin büyük çoğunluğu da kendini saraya yakın ve ona sadık hisseden onunla gönül bağı olduğunu düşünen Kafkasyalı, Çerkez, Dağıstan, Balkanlı, Pomak, Boşnak, Arnavut gibi etnik gruplardan oluşmaktadır.

Bu nedenledir ki işgal güçleri Bandırma bölgesini kendileri ile iş birliği halinde olan Osmanlı hükümetinin denetiminde bir bölge kabul etmekte oranın işgal edilmesine veya ettirilmesine gerek görmemektedirler. Kaldı ki zaten kendi askeri gemileri Bandırma körfezinde demirli olduğu sürece kendileri de bu bölgeyi denetim altında tuttuklarını düşünmektedirler. Bu yüzdendir ki Bandırma bölgesi, hatta Güney Marmara hiçbir işgal görmemiştir. Ancak işgal devletlerini bu sessiz durumdan uzaklaştıran önemli bir olay gerçekleşecektir.

26 Ocak gecesini 27 Ocak’a bağlayan 1920 tarihinde Gelibolu bölgesindeki Akbaş cephaneliği Balıkesir bölgesi Kuvayı Milliyecilerinden Edremit kaymakamı Hamdi Bey tarafından basılacak buradaki silah ve cephane Lapseki üzerinden Biga ve Yenice taraflarına ağırlıklı olarak aktarılırken bir kısmı da Bandırma üzerinden Karacabey ve Balıkesir’e aktarılacaktır.

İşte bu baskın Güney Marmara konusunda sessiz kalan tabiri caizse uyuyan işgal devletlerini uyandıracak ve harekete geçirecektir. İngilizler hemen bu silah ve cephanenin izini sürmek üzere askeri gemilerini ve bazı askeri müfrezelerini harekete geçireceklerdir. Bir harp gemisi Lapseki’ye gelirken, iki harp gemisi eşliğinde bir nakliye gemisi Bandırma körfezine girecek İngilizler Bandırma’ya asker çıkacaklardır.

Bandırma körfezine demirleyen bu gemilerden nakliye gemisinden çıkarılan bir yüzbaşı komutasındaki 200 İngiliz askeri daha önce de belirttiğim gibi Bandırma’da karaya ayak basacak, Bandırmanın sahil bölgesindeki resmi binaları işgal edecektir. Bugünkü halkın sinema binası dediği kültür merkezinin bulunduğu sahada mevcut olan hükümet konağı ve 14. kolordu karargahı kontrol altına alınacak sahil bölgesi ve Bandırma 1 Şubat 1920’de işgal altına alınacaktır. Bu işgal gerçekleşirken İngiliz yüzbaşısı bir yandan da hem kolorduya hem kaymakamlığa Bandırmaya çıkarılması ihtimali olan Akbaş baskınıyla kaçırılan silah ve cephanenin kendilerine teslimini isteyecektir. Aldığı istihbarata göre bir kısım silah ve cephanenin Bandırma bölgesine çıkarıldığını kesin bildiğini belirten İngiliz yüzbaşısı hem onları isterken hem de bunları yapanları istemektedir. Bunun için kolorduya ve kaymakamlığa baskı yapmakta onları tazyik altında tutmaktadır.

Bunlara paralel olarak İstanbul’da, İstanbul hükümeti de aynı şekilde davranmakta gönderdiği temsilcilerle hem kolordudan hem de kaymakamlıktan İngilizlerin isteklerinin yerine getirilmesini beklemekte bu yolda tavsiyelerde bulunmaktadır. Oysa Bandırmada bunu gerçekleştirmenin imkanı yoktur. Çünkü bazı kaynaklara bakılırsa denizden Bandırmaya ulaştırılan bir kısım silah ve cephane hemen Balıkesir’e Karacabey’e ulaştırılmıştır. O zaman Bandırmada çok kuvvetli bulunan tek arabacı esnafı cansiperane bir çalışmayla kısa zamanda bu görevi yerine getirmiştir.

Bandırma’ya ulaştırılan silah ve cephanenin bir kısmını Balıkesir’e ulaştırmak üzere Susurluk hattına, hatta Balıkesir’e ulaştırırken bir kısmı Karacabey’e cephane ve silah ulaştırarak, silah ve cephanenin Bandırma’dan çıkarılmasını sağlamıştır. İngiliz hükümeti kararlıdır, işgal sürmekte Bandırma İngiliz işgalini yaşamaktadır. Hatta Bandırmadaki yetkililerin sahildeki Rum mahallesinden Ermeni mahallesinden gösterilen evlere yerleşmeyi kabul etmeyen İngiliz askerleri, bu bölgedeki okulu ve bazı İslam ahalinin evlerine girerek kendilerine yerleşim yeri seçtikleri görülmüştür. Büyük ihtimalle onların yerleşim yerleri olarak seçtikleri okul bugünkü öğretmen evi binasıdır. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.