Bu detaylı bilgi gösterir ki Balıkesir sadece Bünyesinde yapılan kongrelerde yani Balıkesir kongreleriyle değil Kuvayi milliyeyi oluşturup fiili olarak ilerleyen yunan kuvvetleriyle ciddi ve düzenli mücadeleye giren bir vilayet olma özelliğini taşımaktadır. Bu yüzden bu yüzdendir ki Balıkesir imiz lakap olarak ön tanıtıcı ad olarak kuvaci denmesinin ve Balıkesirimizin İstiklal Madalyası verilmesi halinde adının önüne kuvaci kelimesi eklenerek kuvaci Balıkesir şeklinde adlandırılmasının en uygun adlandırma olabileceği düşüncesindeyim. Tabii bunun için halkımızın harekete geçmesi meclisteki temsilcilerini harekete geçirerek meclisten çıkarılacak bir kanunla hak ettiği İstiklal Madalyasına ve hak ettiğini düşündüğüm kuvaci sanına sahip kılınmasını sağlamak için istek ve taleplerini ortaya koyması şarttır ama ne yazık ki bu yolda ne halkımız ne siyasilerimiz ne de vekillerimiz ciddi bir teşebbüs de bulunmamışlardır. Belki de Balıkesirimizin İstiklal Madalyası sahibi yapılmamasında Balıkesir merkez ve Bandırma çevresinde oluşan iki ayrı zıt grubu yani Bandırma Balıkesir zıtlaşmasının payı da ve katkısı da söz konusu olabilmiştir. Çünkü bu zıtlaşma Balıkesir milletvekilleri arasında gruplaşmaya birlik ve beraberliklerini kaybetmeye sebep olabilecek bir durumdur. Kaldı ki seçim dönemlerin de olsun sair dönemler de olsun Balıkesirimiz Bandırma ve Burhaniye merkezli Marmara kıyılı ve Ege kıyılı olmak üzere iki bölümlülük gösterir Balıkesirimiz hak ettiği İstiklal Madalyası konusunda harekete geçmek bir yana Kurtuluş Harbindeki rolünü ve rolünün önemini dahi kavrayamamış haliyle ülke halkına ve ülke yönetimlerine kendini bu yönüyle tanıtamamıştır. Balıkesirimizin Kuvayi Milliyeciliği konusunda kendini tanıtıp tanıtmaya yönelmesi çok geç gerçekleşmiştir. Daha önce belirttiğim gibi Balıkesir’in kuvacılığı ve kuvayi milliyeciliği hakkın da yapılan bilgilendirmeler bugün bile yeterli değildir. Nitekim genel kaynaklara baktığımız da Balıkesirin kuvayimilliyeciliği konusun da şu bilgiler görülmektedir.
BALIKESİR VE KUVAYİ MİLLİYE
Balıkesir, bu hareketin ilk ve en kuvvetli halkasıdır. Kuva-yi Milliye, yanmış, ... yıkılmış, işgal edilmiş, ...düzenli orduları için tasfiye kararı alınmış bir milletin,....yeniden doğuş hareketidir. Balıkesir de yakılan Kuva-yi Milli ye Meşalesinin ışığı tüm Anadolu'yu sarmış ,bizlerisaran, ısıtan Türkiye Cumhuriyeti güneşi doğmuştur.
Kuva-yi Milliye, Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun önderliğinde Türk milletini ve Türkiye’yi yeniden tarih sahnesine çıkaran harekettir. Yunanlıların Ege Bölgesindeki bu işgallerini, BalIkesirli vatanseverler şimdiki Balıkesir Lisesi’nin bulunduğu binadaki "Okuma Yurdu“n da bir araya gelip işgalleri protesto etmişlerdir. 8 Mayıs 1919 günü Mehmet Vehbi Bey İzmir’in işgali sonrası yaşanan zulümden bahsettikten sonra;“Bu faciaların Balıkesir’in başına gelmesi yakındır. Bu iş yazışma .protesto ile engellenemez.Yapılacak ilhak il fiilen reddetmek için ,bir Reddi-i İlhak heyeti kuralım.Bu cemiyete girmek her müslümanınborcudur.Bizim atacağımız her kurşun,Şark ve İslam aleminin ebedi kurtuluşuna ,yoksa maazallah ebedi esaretine sebep olacaktır." Alaca Mescit’te ki gizli toplantılarda Milli Mücadelenin temelleri atılmıştır. Bu münasebetle, Alaca Mescit’te mücadeleyi başlatan 41 bayrak adamı ve BalIkesirliler 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali üzerine, o günün Belediye Reisi Keçecizade Mehmet Emin Efendi’nin çağrısını , iliklerinde hissetiler...Kimler vardır orada: Karesi Mebusu Mehmet Vehbi bey, Belediye Reisi Keçecizade Mehmet Emin bey, Yırcaiızade Şükrü efendi, riasan Basri Çaniay hoca ve diğerleri...Her türlü kararı almaya tam yetkili 41 bayrak adam...Mehmet Vehbi Bolak bey başta olmak üzere, Şehrin ileri gelenleri şimdiki Kuva-yi Milliye Müzesi’nin bulunduğu yerdeki Okuma Yurdu’nda toplanmışlar, yapılan toplantıda, hiçbir şeyin fayda etmeyeceği anlaşılmış ve Leblebici Raşit efendinin; “Düşmanı geri döndürecek kuvvet, namlunun ucundadır" sözleri karar olmuştur. İşte, kıvılcım bu cümleyle çakılmış, Kuva-yi Milliye ateşlenmiştir. 8 Mayıs 1919'da Alaca Mescit’te mevlit vesilesiyle toplananlar, ...dinledikleri mevlitten sonra, ilhakı red ve milli mücadeleye karar vermişlerdir. Ardından sürekli toplanılan Alaca Mescit’te ise silahlı mücadele kararı alınmıştır. Okuma Yurdu,Alaca Mescit toplantıları ve Balıkesir kongreleri ile düşmanın bölgedeki işgallere karşı ilk ciddi ve şuurlu hareket BalIkesirli sivil ve aydınlardan gelmiştir.Köylüsü ve .kentlisi ile BalIkesirliler hiç bir yerden talimat almaksızın vatan müdafasına koşmuşlardır. Beş kongre yaparak bir araya gelen BalIkesirliler, 14 ay boyunca dört cephede Yunan orduları ile savaşarak,Balıkesir halkının ve Türk milletinin işgal ve esareti kabul etmeyeceğini Dünya kamuoyuna duyurmuşlardır.Bütün bunlar, ilk kongrenin Balıkesir'de toplandığını, ilk kurşunun Balıkesir Ayvalık'ta, son kurşunun da, Bandırma'da atıldığını göstermektedir. Ege’de kendi imkanları ile düşman işgaline son veren tek şehir Balıkesir dir. Milli Mücadelenin en önemli dönemlerinde Balıkesir de Haşan Basri Çantay tarafından çıkarılan SES Gazetesi BalIkesirlilerin ve Kuva-yiMilliyeciler‘in yanında yer alan Anadolu insanini gür sesi olmuştur.. M.Akif Ersoy’da Ses’in iik sayısına gönderdiği yazıda:
Düşman sesi duymak istemezsen
Kardeş sesidir ,uyan bu sesten;
Kalkınca görür ki aksam olmuş
Vaktiyle uyanmayan bu sesten
Dizeleri Balıkesir halkının ve Türk milletinin işgal ve esareti kabul etmeyeceğini Dünyaya haykırışı olduğu gibi BalIkesirlilerin hiç bir yerden talimat almaksızın vatan müdafasına konuşmalarına kıvılcım olmuştur.
Bütün bu bilgiler gösterir ki hakikaten Balıkesirimiz Kuva-yi Milliye'yi oluşturarak istiklal harbini silahlı mücadeleye döken, yaptığı Balıkesir kongreleriyle istiklal mücadelesini Osmanlı Devlet Teşkilatı dışında yeni bir teşkilatlandırma gerektiğini ortaya koyan vilayet olmuştur. Hatta o zaman sancak durumunda olan Balıkesirimizin Mustafa Kemal ve arkadaşlarına zaman kazandıran direnişi düşünülürse İstiklal Harbi'nin temel dayanağı denilebilecek konumda bir vilayet olduğunda rahatlıkla söylenebilecektir. Bütün bu gerçekler düşünülürse Balıkesirimizde maraş urfa antep gibi istiklal madalyasına hak kazanan onlar gibi istiklal savaşında verdiği hizmeti hatırlatacak ön lakap sahibi olmaya hak kazanmış bir vilayet kılınması muhakkaktır. Tabii bunun için önce Balıkesirlinin bunu inanması bu talep etmesi vekilleri vasıtasıyla hazırlanacak bir kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bunu dile getirmesi şarttır. Kavacı Balıkesir adıyla istiklal madalyası sahibi yapılmış bir Balıkesir görmek istiyorsak mutlaka bu yolda çalışmalı vekillerimiz vasıtasıyla iktidarları bu icraata zorlamalıyız. İstiklal Savaşı'ndaki rolünü Kuva-yi Milliye'nin yaratıcısı olduğunu fark edip iki binli yıllarda valisi bulunan Utku Acun'un gayretleriyle yönlendirmesiyle bünyesinde bir Kuva-yi Milliye oluşturulan mayıs ayının ikinci haftasında bir Kuva-yi Milliye haftası kutlamayı başlatan Balıkesir'in istiklal madalyası ve kavacı lakabı konusunda harekete geçmekte fazla gecikmeyeceğini düşünmekteyim. Vekillerini iktidarıyla muhalefetiyle harekete geçiren bir Balıkesir'in hakkı olan lakap ve madalyayı alması yakında mutlaka gerçekleşecek, Kuvacı lakabını almış olan Balıkesirin yerel kurtuluş gününü ve ulusal kutlama günlerini bayrağına iliştirilmiş istiklal madalyasıyla kutlayacağı günleri özlemle beklediğimiz, beklememiz gereken özlem dolu bu günlerin mutlaka sona erdirileceği zamanın yakın olduğu ümit ve düşüncesindeyim.