SON DAKİKA
Hava Durumu

Avrupa’nın Muhteşem, Biz Türklerin Kanuni Dediği 2. Süleyman Nasıl Vefat Etmiştir?

Yazının Giriş Tarihi: 06.02.2023 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2023 17:09

Pargalı Mehmet Paşa, Piri Reis, Şehzade Mustafa ve oğlu Şehzade Mehmet, Şehzade Beyazıt ve oğulları onun bu amaçla katlettiği, katlettirdiği kişilerin tipik örnekleridir. Kanuni Sultan Süleyman bu davranışları ile kendi geleceğini emniyet altına alırken Osmanlının ve Türk milletinin Osmanlı hanedanlığının geleceğini katletmiştir. Çünkü katledilen Şehzade Mustafa ve Şehzade Beyazıt yetişme ve karakter özellikleri yönünden sağ kalıp tahta geçebilselerdi daha faydalı olabilecek Osmanlı hanedanlığının da Osmanlı devletinin de Türk Milletinin de daha güzel günler daha parlak devirler yaşamasını sağlayabileceklerdi düşüncesindeyim.

Bu şahsi düşüncemi geçmişteki ve mevcut pek çok tarihçinin de taşıdığı kanaatini taşımaktayım. Çünkü kanunin geride bıraktığı II. Selim karakter özellikleri itibarı ile kendinden sora ki Osmanlı neslinin atası olarak Osmanlının hanedan olarak kötüye gitmesinden sorunlu tutulabilecek tek şahsiyettir. Yıkılışa kadar Osmanlı hanedanlığı kesintisiz sarı Selim denilen II. Selim’in neslinden türemiştir. Bu özelliği ile II. Selim I. Osman gibi hanedan için ikinci bir hanedan atası olmuştur. Onun karakterinin taşıdığı bütün zayıflıklar hanedanlığa mal olmuş belki de o zayıflıkların etkisi katkısı Osmanlının daha soran ki yaşamında yön veren etkiler olarak karşınıza çıkmıştır.

Bütün bunlardan sonra 1. Viyana hezimeti, malta bozgunu ve İran’daki Saferilerin, Avrupa’daki Avusturya Arşidüklüğünün dize getirilememesi gibi sebeplerle 2. Süleyman’ın Osmanlıcıların, Osmanlıcı tarihçilerin abarttığı gibi savaşlarda başarılı bir asker, bir fatih olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Osmanlıdaki kanun ve nizamlara dikkat etmeyip keyfi icraat ve atamalara yer verdiği için Kanuni denmeyi hak etmeyen bir padişah olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz düşüncesindeyim. Avrupalılara verdiği kapitülasyonlar nedeniyle Osmanlı devletinin sonunu hazırlayan kişi olduğunu da söylemek başarısız bir yönetici olmasına karşılık döneminde başta Barbaros hayrettin olmak üzere ünlü denizcilerin görevde bulunması nedeniyle onun hiçbir katkısı olmadan deniz aşırı topraklar fethedilebilmiştir.

Yine zamanından ünlü edebiyatçılar Mimar Sinan gibi mimarlar yetişmiş bulunduğundan devrinde, bu yönlerde büyük eserler ortaya konmuş kanuni denilen 2. Süleyman devrinde kültürel açıdan da büyük görülme durumuna düşmüştür. Bütün bunlara rağmen yöneticiliği hiçbir zaman devlet açısından başarılı olamamış, genellikle yakınlarının ve çevresindekilerin yönlendirmesiyle icraatlar yapmıştır. Eşi Hürrem sultanın, Pargalı İbrahim paşanın, Rüstem paşanın ve Sokullu Mehmet paşanın yönlendirmesiyle giriştiği icraatlar bazen başarılı olmuş, bazen de Osmanlı aleyhine sonuçlar vermiştir.

Önemle vurgulamak gerekirse Osmanlı hanedanı yalakası tarihçilerin ve zamanımızda Osmanlıcılık veya yeni Osmanlıcılık denilen akımları benimsemiş bireylerin ve tarihçilerin 2. Süleyman’ın yönetim devrini ve onun şahsiyetini övmeleri, devrine muhteşem yüzyıl adını vermeleri Osmanlı saltanatının benzeri yönetimler Osmanlı hilafeti gibi yönetimler arzu edenlerin Türk toplumunu eski devirlere özendirip benzeri yönetimlere razı olmaya hazırlama çalışmalarının ürünü olsa gerektir düşüncesindeyim. Pek çok devlet adamını kendi evlatlarını acımadan katlettiren kendi çıkarından başka hiçbir şeye önem vermeyen 2. Süleyman’ın hayata veda edişi hakkında söylenebilecek tek şey sokulunun zorlamasıyla çıktığı Sigetvar seferinde bu kalenin önünde uzun süren kuşatma sırasında ölmüş olmasıdır. Peki bu katil ruhlu padişahın 2. Süleyman’ın ölümü nasıl olmuştur?

Peki Osmanlı hanedanlığının ve devletinin Osmanlı neslinin katili olan kanuni hayata nasıl veda etmiştir. Hiç şüphesiz ki her katil gibi onun ölümü de rahat olmamıştır. Ne ölüm şekli ne sonu görünüşte rahat görünse de aslında hiçte rahat olmamış vücudu tek bir mezarda istirahat etmek imkanından bile mahrum kalmıştır. Bugün iç organları nerede gömülü olduğu belli olmadığı bir durumda iken cesedinin tahnit edilmiş bir kısmı İstanbul’daki kendi türbesinde gömülü olduğu belirtilmiştir. Kanuninin ölümü hakkında pek çok kaynak şüphesiz mevcuttur.

Ama en karakteristik şekli ile Vecdi Bürün’ün yazmış olduğu Nasıl Öldüler isimli kitapta dile getirilmektedir. Bu kitapta Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü moda mod şöyle dile getirilmektedir; “Kanuni Sultan Süleyman, saatlerden beri Arz Odası’nda tek başına oturuyordu. Hafızası yarım asra yakın önceye gitmiş, tahta ilk çıktığı yıllara ait, sevgili babası Yavuz’la alakalı bir muhakeme hadisesi perde perde gözlerinin önünde canlanıyordu. Yanında Veziriazamı devşirme Makbul İbrahim vardır. Karşısında duran babasının en yakın arkadaşı Hasan Can’ın şahsında duran babasını muhakeme etmektedir. Hasan Can’a şu sualleri sordurur: -Elçiye zeval olmadığı halde, Yavuz Sultan Selim, İran Şah’ının elçilerini hangi hakla hapsettirmiştir? -Şah İsmail’in Çaldıran’da esir edilen karısı ne hakla başkasına nikah edilmiştir? -İpek tüccarlarının malları hangi hak ve kanuna istinaden müsadere edilmiştir? Büyük Kanuni’ye, bu hareketlerin birinin misilleme, ikincisinin devletin selameti ile alakalı, üçüncüsünün ise o zamana değin süregelen bir geleneğe dayandığı belirtilmiş, fakat o hiç birini doğru bulmamış, her üçünde de adaleti yerine getirmiştir. Bütün vücudu, bilhassa bacakları ağrılar içindeydi. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.