SON DAKİKA
Hava Durumu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın Tanıtımı

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2026 08:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 08:06

Ne Batı Trakya Cumhuriyeti ne Güney Batı Kafkasya Cumhuriyeti ne Kırım’da ne Azerbaycan’da kurulan geçici Cumhuriyetler uzun ömürlü olamamışlardır. Ne de Türk Milletine kendi kendini yönetme hakkını verebilmişlerdir. Tekrar vurgulamak isterim ki Türk milleti ilk ve son olarak Cumhuriyet rejimi denilen rejimle kurulan devleti kesintisiz yaşatabilecek bir teşekkül olamamışlardır.

Bu yüzden Türkiye Büyük Millet Meclisi Türklüğün ilk devamlı meclisi olmuştur. Gerçi bugün Atatürk’ü kötülemek maksatlı bazı çevreler gerek gazetelerden gerek televizyon erkanlarından yaptıkları yayınlarla güney batı Kafkasya yönetimi meclisini gerek batı Trakya cumhuriyeti meclisini Türklerin ilk meclisi bu meclislere dayalı hükümetleri Türklerin ilk Cumhuriyet hükümetleri kabul edip gösterseler de gösterme yarışına girişseler de bu çabaları boşunadır, yersizdir.

Çünkü gerek batı Trakya devleti gerekse güney batı Kafkasya geçici hükümeti hatta o bölgede kurulan Kars şura hükümeti Oltu hükümeti gibi hükümetler ve onların teşkilatla oluşumu meclisleri hiçbir zaman uzun süreli olamamışlar. Bu nedenle de gerek bugünkü devletimizin gerek daha sonra ortaya çıkabilecek hiçbiri Türk hükümetinin temeli olamamışlardır. Ankara’da 23 Nisan 1920’de Mustafa Kemal önderliğinde açılan ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi kendine has yönetim şekli olan meclis hükümeti diyebileceğimiz her yetkiye sahip her icraatı yapan bugünkü tabirle yasama yürütme ve yargı yetkilerini bağrında toplayan bir meclis olarak tarih sahnesinde görünmüş bir oluşumdur.

Şu noktayı da belirtmek isterim ki Mustafa Kemal yaptığı her icraatta kurduğu her teşkilatta tarih olarak başlangıç tarihini hep Türk tarihinden önemli icraat ve oluşum tarihlerinde almıştır. Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni 23 Nisan gününde açtırmış olması da tesadüfi bir tarih değildir. Mustafa Kemal’in bu tarihi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış günü olarak belirlemesinde 31 Mart olayı sonrasında İstanbul’u, Sultan Hamid’i destekleyen onun şahsında hilafet sistemine dayalı eski rejimi yeniden kurmak isteyen ve bunda da bir an için muvaffak olan isyancı askerleri ortadan kaldırıp getirilmiş olan 2. Meşrutiyet rejimini ve onun oluşturduğu Osmanlı Meclisi Mebusanının tekrar devlete hakim kılmak için Selanik’ten yola çıkarılan harekat ordusunun İstanbul’daki Davut Paşa kışlasını Mustafa Kemal komutasında işgal ettiği günün tarihi olan 23 Nisan tarihini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış günü olarak tespit etmiş olması bazı kimselerin belirttiği gibi tesadüfi bir tarih olmaktan çıkarıp düşünülerek tespit edilmiş bir tarih olarak görmemizi gerektiren bir durum ortaya koymaktadır.

Kısaca söylemek gerekirse Mustafa Kemal 31 Mart vakasından sonra 2. Meşrutiyet rejimini kuvvetlendirecek olan askeri harekat olarak harekât ordusuyla Davut Paşa kışlasını işgal altına alıp isyancı halifecileri ve Sultan Hamitçileri tesirsiz hale getirdiği 23 Nisan tarihini bilerek, düşünerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi yapmıştır.

Yani 31 Mart Vakasını takip eden harekat ordusuyla İstanbul’a giriş gününü Türk milleti için saltanat rejimine darbe vurup cumhuriyet rejimine en yakın bir sistem olan meşrutiyet sistemine geçişi getiren olayların milat tarihi olarak kabul etmesi nedeniyle meşrutiyet rejimiyle yönetilirken yıkılan Osmanlı devletinin yerine kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk milleti açısından milletin kendi hakimiyetini kendi oluşturması olaylarının başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istediğinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bilerek isteyerek 23 Nisan tarihinde açtırmış ve açmıştır.

Bir başka tabirle Mustafa Kemal fikir olarak inandığı Türk milletini kendi hakimiyetine sahip demokratik bir sisteme kavuşturma amacıyla başlatılan harekat ordusu icraatının istenilen amaca kendi düşündüğü amaca hizmet etmediğini gören bir lider olarak eline geçen aynı amaca yönelik bir harekat olarak ortaya çıkan Kuvay-i Milliyeci kurtuluş harekatını başlatacak en büyük kuruluş görünümündeki Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni 23 Nisan tarihinde açtırarak yıllar önce yarım kalan harekatın tamamlanması için kararlı olduğunu tüm Türk milletine göstermiş ve bu icraatıyla tüm ulusuna armağan etmiştir.

Daha açıkça söylemek gerekirse 23 Nisan tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması harekat ordusunun yarım kalan Türk ulusunu demokrasiye ve hanedansız, ulusun kendi kendini yönettiği bir rejime sahip kılmasın kesin kararı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olarak ortaya konmuş bir görünümü olmuştur.

Şunu da belirtmek isterim ki Mustafa Kemal’e hilafeti ve hanedanı aldırdığı için şeriatçı sisteme son verdiği için düşman olan gericiler, hilafetçiler, saltanatçılar, şeriatçılar, tarikatçılar, cemaatçiler, sahte Türk milliyetçileri, Türk milliyetçiliği karşıtı milliyetçilik yaratan kitleler Mustafa Kemal’in bahsettiğim icraatlarının somut başlama tarihi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı olan 23 Nisan tarihine de başlangıçtan itibaren düşman kesilmişlerdir. Çünkü onlar bilmektedirler ki 23 Nisan tarihinin ortaya koyduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi var oldukça kendi arzuları olan hilafet, saltanat rejimlerinin ümmetçilik, Panislamizm, şeriatçılık, tarikatçılık ve cemaatçilik gibi sistemlerin Türk ulusuna ve Türk varanına hakim olması imkansızdır. Bu nedenle saydığım bu kesimler 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na her zaman karşı çıkmışlar, bu bayramın kutlanmasını engellemek veya ortadan kaldırmak için hiç değilse bu etkinliklere katılmamak için her fırsattan istifade etmeye hatta kendi çabalarıyla fırsatlar yaratmaya gayret etmişlerdir.

Şunu da vurgulamak gerekir ki sözüne ettiğim kesimler sadece bu bayramın değil Mustafa Kemal tarafından ihdas edilip ulusun farklı kesimlerine armağan edilen bütün ulusal bayramların da kutlanmasına karşı olmuşlar, kutlanmaması için her fırsatı değerlendirdikleri gibi kendileri açısından kutlamayı engelleyecek fırsatlar yaratmayı da çaba ve faaliyet olarak hiçbir zaman terk etmemişlerdir. Bu tespit edilen 23 Nisan tarihi, kurtuluş harbi sonrasında Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilan etmesi de rasgele olmamış, bilinçli olarak gerçekleştirilmiş, tespit edilmiş bir icraattır. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.