Bandırma Belediye Meclisi mayıs ayı olağan toplantısında Sahil Yenice Mahallesi’nde bulunan mera alanlarının özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesi gündeme geldi. Konu hakkında gündem dışı söz alan CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ziraat Mühendisi Burak Uğur, alınan karara kesinlikle karşı olduklarını belirtti.
Sahil Yenice Mahallesi’ndeki fidan üretiminin bölge için büyük önem taşıdığını kaydeden Uğur, “Sahil Yenice Mahallesi’ndeki meramız doğasıyla ve fidan üretimi ile önemli bir konuma sahip. Bu bölge için Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan üretimi destekleyecek projeler beklerken, ceviz fidancılığını geliştirecek, gençlerin kırsalda üretime devam etmesini sağlayacak destekler talep ederken, bugün karşımıza bu alanın mera vasfının değiştirilmesi gibi son derece vahim bir süreç çıkmıştır. Bir Ziraat Mühendisi olarak özellikle altını çizmek istiyorum. Meralar boş araziler değildir. Meralar atıl alanlar değildir. Meralar sahipsiz bir toprak parçası değildir. Mera üreticinin sigortasıdır. Mera hayvancılığın nefes alanıdır. Mera köylünün dayanağıdır. Mera yem maliyetlerine karşı üreticinin en doğal güvencesidir. Mera toprağı, suyu, ekolojik dengenin ve biyolojik çeşitliliğin de korunmasıdır aynı zamanda. Bugün yem maliyetlerinin üreticiyi ezdiği, hayvancılığın her geçen gün daha da zorlaştığı bir dönemde meralara dokunmak, üreticinin elindeki son dayanaklardan birine dokunmaktır. Bugün burada özellikle sürecin nasıl geliştiğini de siz Bandırmalıların huzurunda da açıkça ifade etmek istiyorum.” dedi.
“Vasıf Değişikliğine Kesinlikle Karşıyız”
Süreç hakkında bilgi vererek bu bölgedeki mera vasfının değiştirilmesinin önüne geçmek için hukuki olarak süreci başlattıklarını belirten Burak Uğur, “Önce bir kararla bu alan özel endüstri bölgesi alanı olarak ilan edildi. Daha sonra bu kararın ardından hiçbir meslek odasının, hiçbir tarım profesyonelinin, hiçbir tarım beyninin görüşü alınmadan süreç ilan edildi. Tarım uzmanlarının görüşü alındığı zaman meslek odaları ile oranın tarımsal değeri bilimsel olarak değerlendirildi mi? Harlanma da etkisi hesaplandı mı? Maalesef hayır. Ne yazık ki süreç kamu yararını önceleyen, katılımcı bir anlayışla değil, adeta oldubittiye getirilen bir anlayışla yürütülmüştür. Mera Komisyonu hiçbir sağlıklı ve kapsayıcı teknik değerlendirme yapmadan, hiçbir geniş katılımlı görüş alma süreci işletilmeden, bu alanın mera vasfının değiştirilmesi yönünde karar almıştır. Dahası bu vasıf değişikliğinin ardından ilan ve askı sürelerinin yaratacağı hukuki ve toplumsal üretim imkanları dahi beklenmeden sürecin hızla devam ettirildiğini görüyoruz. Şimdi buradan sormak istiyorum. Bu acele neden, bu telaş neden, bu alanla ilgili bu kadar hızlı karar alma ihtiyacı nerelerde olmuştur? Meslek odalarının, tarım profesyonellerinin, teknik birimlerin görüşü neden alınmamıştır? Eğer gerçekten kamu yararı varsa neden bu süreç şeffafiyetle yürütülmemiştir? Kimse kusura bakmasın. Biz bu yönetimi de bu anlayışı da bu yaklaşımı da kesinlikle kabul etmiyoruz. Buradan açıkça ifade ediyoruz. Sahil Yenice merasının vasıf değişikliğine kesinlikle karşıyız. Bu alanın üretimden, hayvancılıktan, kırsal yaşamdan koparılmasına karşıyız. Biz bu süreci hem hukuki zeminde hem de kamuoyu meclisinde sonuna kadar takip edeceğiz. Sivil toplum kuruluşlarıyla beraber hareket edeceğiz. Meslek odalarıyla beraber hareket edeceğiz. Üreticilerimizle, muhtarlarımızla, köylülerimizle birlikte hareket edeceğiz. Bu kentin toprağına, merasına, üretimine sahip çıkan herkesle yan yana duracağız.” diye konuştu.
Haber: Mihriban Nur Uysun