
Kronik hastalıklardan vitamin eksikliklerine, düzenli kontrollerin öneminden sağlıklı yaşam alışkanlıklarına kadar pek çok başlıkta önemli açıklamalarda bulunan Dr. Küet, erken tanının hayati rolüne dikkat çekti.
2012 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Orçun Küet, 2017 yılında Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iç hastalıkları uzmanlığını tamamladı. 2023 yılına kadar Balıkesir Genel Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dr. Küet, aynı yıldan itibaren Bandırma Royal Hastanesi’nde hastalarını kabul etmeye başladı.
“Dahiliye Erişkin Hastaların Bütüncül Takibini Yapar”
İç hastalıkları branşının erişkin hastaların tanı, tedavi ve uzun dönem takibini kapsadığını belirten Dr. Küet, dahiliyenin hastayı bir bütün olarak ele alan bir alan olduğunu vurguladı. Diyabet, hipertansiyon, tiroit hastalıkları, mide ve bağırsak sorunları, kansızlık (anemi), vitamin ve mineral eksiklikleri ile böbrek ve karaciğer fonksiyon bozukluklarının dahiliyenin en sık ilgilendiği hastalıklar arasında yer aldığını söyledi.
“Sağlıklı Bireyler Yılda En Az Bir Kez Kontrol Yaptırmalı”
Dahiliye kontrollerinin sadece şikâyet ortaya çıktığında değil, koruyucu hekimlik anlayışıyla yapılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Küet, “Sağlıklı bireylerin yılda en az bir kez kan tahlilleri ve genel kontrollerini yaptırmalarını öneriyoruz. Kronik hastalığı olan bireylerde ise hastalığın türüne göre 3 ya da 6 ayda bir düzenli takip büyük önem taşıyor.” dedi.
Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların uzun süre belirti vermeden kalp, böbrek ve beyin gibi hayati organlara zarar verebildiğini ifade eden Dr. Küet, düzenli takip sayesinde organ hasarının önlenebileceğini ve yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirtti. “İyi takip edilen bir kronik hastalık, hastanın ömrünü ve yaşam konforunu ciddi şekilde artırır.” diye konuştu.
“Rastgele Vitamin Takviyesi Almak Doğru Değil”
Son yıllarda özellikle D vitamini, B12 vitamini, folik asit ve demir eksikliklerinin sık görüldüğünü dile getiren Dr. Küet, her halsizlik ve yorgunluğun vitamin eksikliğine bağlanmaması gerektiğini vurguladı. “Mutlaka kan tahlili ile eksiklik tespit edilmeli. Kişiye özel değerlendirme yapılmadan, kulaktan dolma bilgilerle vitamin takviyesi almak doğru değil.” ifadelerini kullandı.
“Yaşam Tarzı Değişikliği Tedavinin Vazgeçilmezi”
Düzenli beslenme, fiziksel aktivite, yeterli uyku, stres yönetimi ve yeterli su tüketiminin kronik hastalıkların hem önlenmesinde hem de tedavisinde büyük rol oynadığını söyleyen Dr. Küet, “İlaçlar tek başına yeterli değil. Yaşam tarzı değişikliği tedavinin vazgeçilmez parçasıdır.” dedi.
“İnternetteki Her Bilgiye Güvenmeyin”
İnternetteki bilgi kirliliğine de dikkat çeken Dr. Küet, yanlış bilgilerin hastalarda kaygı yarattığını ve tedavilerin yarım bırakılmasına yol açabildiğini belirterek, “Araştırma yapılabilir ancak mutlaka ilgili uzman hekime danışılmalı. Kafaya göre ilaç ya da takviye kullanılmamalı.” uyarısında bulundu.
“Erken Tanı, Tedaviyi Kolaylaştırır”
Röportajın sonunda topluma mesaj veren Dr. Küet, sağlığın korunması gereken bir değer olduğunu vurgulayarak, “Geç tanı daha fazla ilaç, daha sık hastane yatışı ve daha zor bir süreç demektir. Erken tanı ise hem tedaviyi kolaylaştırır hem de iyileşme süresini kısaltır” ifadelerini kullandı.
Haber: Serhat Barış