
İstanbul Üniversitesi mezunu olan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uzmanlık eğitimini tamamlayan Dr. Atlı, devlet hizmeti döneminin ardından Royal Hastanesi'nde hasta kabulüne devam ettiğini ifade etti. Tedavilerinde bütüncül sağlık yaklaşımını benimsediğini belirten Atlı, hem hastalıkların tedavisine hem de hastalık oluşmadan önlenmesine odaklandıklarını söyledi.
Genel cerrahinin geniş çalışma alanına dikkat çeken Atlı, “Genel cerrahi hastanenin muhtarıdır. Saçlı deriden ayak ucuna kadar birçok alanda müdahil oluruz.” dedi. Sindirim sistemi hastalıkları, küçük cerrahi işlemler, cilt kistleri ve özellikle kanser cerrahisinin günlük pratiğin önemli bir bölümünü oluşturduğunu dile getirdi.
Erken teşhisin hayati öneme sahip olduğunu belirten Atlı, hastaların pek çok şikâyeti geç fark ettiğine işaret ederek, “Bir ay kanlı dışkılama yaşayan, üç ay öksürüğü olan ama doktora gelmeyen çok hastamız oluyor. Erken teşhis için erken gelmek şart.” ifadelerini kullandı.
Modern tıpta radyoloji, laboratuvar ve klinik uyumunun kritik bir alan olduğunu dile getiren Atlı, teşhisin tek bir tetkikle değil, bir ekip çalışmasıyla konduğunu vurguladı: “Bir orkestranın enstrümanları gibi düşünün; radyolog şüpheyi koyar, patolog kesinleştirir, klinisyen yorumlar.”
İnternetten veya yapay zekâdan teşhis aramanın çok yanlış olduğunu belirten Atlı, “20 yıllık tecrübeme rağmen internetten bir şey okurken dikkatle değerlendiriyorum. Hastalar yalnızca uzman görüşüne güvenmeli.” dedi.
Beslenme alışkanlıklarına değinen Dr. Atlı, hızlı ve yağlı yemek tüketiminin sindirimi bozduğunu, yemek sonrası hemen yatmanın ise ciddi mide–bağırsak problemlerine yol açtığını söyledi. Akşam yemeklerinden sonra en az 2 saatlik sindirim süresine ihtiyaç olduğunu belirten Atlı, su tüketiminin de sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı.
Tuvalet alışkanlığıyla ilgili toplumda yanlış inanışlar bulunduğunu belirten Atlı, “İhtiyaç hissedildiğinde tuvalete gitmek şart. Tuvalet tutmak makat çatlaklarından idrar problemlerine kadar birçok rahatsızlığa sebep oluyor.” diye konuştu.
Uzun süre kabızlık yaşayan hastanın doktora görünmesi gerektiğini vurgulayan Atlı, kabızlık, ishal, ani kilo kaybı, kanlı dışkılama, durmayan kusma gibi şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Atlı, özellikle 50 yaş üstünün düzenli kolonoskopi yaptırmasının önemine değindi. Toplumda yaygın olarak görülen safra taşı hastalığına ilişkin bilgilerini de paylaşan Atlı, hızlı kilo değişimleri, gebelik, hormon ilaçları ve yetersiz su tüketiminin safra taşını tetiklediğini söyledi.
Egzersiz ve uyku düzeninin insan sağlığı açısından kritik olduğuna vurgu yapan Atlı, “Uykusunu alamayan kişi sağlıklı olamaz. Uyku hijyeni çok önemlidir; yatmadan önce ses, ekran kullanımından uzak durulmalı.” dedi.
Op. Dr. Musa Atlı, sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenme, düzenli su tüketimi, aktif bir günlük rutin ve zamanında yapılan sağlık kontrollerinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Atlı, “Sonuç olarak, bütüncül sağlık yaklaşımıyla hastalıkların oluşmadan önlenmesi, erken teşhis için zamanında başvuru yapılması, düzenli beslenme, doğru tuvalet alışkanlığı, yeterli su tüketimi ve uyku düzeni gibi konular gerçekten çok kıymetli. Modern tıpta radyoloji, laboratuvar ve klinik uyumunun bir arada değerlendirilmesi gerekiyor; internetten ya da farklı kaynaklardan alınan bilgiler tek başına yeterli olmuyor. Bizim amacımız her zaman hastalarımızın sağlığını korumak, şikâyetleri doğru değerlendirmek ve en ergonomik, en konforlu süreci sağlamaktır. Bu yüzden kişilerin kendi vücutlarını tanımaları, belirtileri önemsemeleri ve gecikmeden başvurmaları çok önemli.” dedi.
Op. Dr. Musa Atlı, sözlerinin sonunda erken teşhisin tüm hastalık süreçlerinde hayat kurtardığını vurgulayarak, vatandaşların internetten edinilen bilgilerle hareket etmek yerine uzman hekim görüşüne başvurmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Beslenme düzeni, tuvalet alışkanlığı, su tüketimi ve uyku hijyeninin günlük yaşamın en temel sağlık kriterleri olduğunu belirten Atlı, “Kişi kendi vücudunu tanımalı, şikâyetlerini geciktirmeden değerlendirmeye gelmeli. Modern tıpta laboratuvar, radyoloji ve klinik uyumu bir bütündür; bu nedenle her belirti ciddiyetle ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Röportaj, Musa Atlı’nın sağlıklı yaşam ve doğru alışkanlıklara ilişkin hatırlatmalarıyla sona erdi.
Haber: Serhat Barış